| Demokratlık ve DP |
|
|
|
| Pazar, 06 Mart 2011 | |
|
Hürriyetçi ve demokrat zihniyet elbette hürriyetçi ve demokratlara dayanarak varlığını devam ettirecektir. Hürriyetçi ve demokrat bireyler yoksa Demokrat Parti de olmayacak demektir. Demokrat olduğunu söyleyenlerin zaman zaman anti-demokratik tavırlar sergilemelerinin de sebebi budur. Allah insanları hür yarattı. Hürriyet kimsenin kimseye lutfu değil, Allah’ın insanlara ihsanıdır. Bununla beraber insanlık hürriyetin değerini ancak yeni anlamaya başlamıştır. İnsanlık vahşet ve bedeviyet, kölelik, esaret devirlerini geçirmiş, insanların güçlüleri zayıflarını köle ve esir olarak çalıştırmış ve hürriyetlerini ellerinden almıştı. İnsanlık isyanlar ve ayaklanmalarla haklarının bir kısmını elde etti. Ücret ve maaşla çalışmaya ve yarı hürriyetini böylece kullanmaya başladı. Asrımızda işçi ve memurlar artık hayatlarından mutlu olmamaya başladı. Gelecek günler daha büyük sıkıntılara gebe görünmektedir. Zira sendikalar vasıtası ile ücretli işçiler hak adı altında büyük ücretler talep ederek gelirlerini artırırken gerek devlete gerekse sermaye sahiplerine kazanç yerine zarar vermeye başladılar. Sermaye sahipleri bu defa başka formüller bulmak durumunda kaldı. “Asgari ücret” formülünü ve devlet de memur dışındaki işçilerini “sözleşmeli” “ücretli” ve “hizmet alımı” adı altında asgari ücretle çalıştırmaya başladı. Memurlarını da gelecekte bu yöntemle çalıştırma konusunda sinyaller vermeye başlamıştır. Bu nedenle Bediüzzaman “Beşerin başı ihtiyar / Edvâr-ı hamsesi var. / Vahşet ve bedeviyet. / Memlukiyet, esaret. / Şimdi dahi ecirdir. / Başlamıştır, geçiyor” buyurarak ifade etmiştir. Daha sonra beşinci devir olarak “serbestiyet ve malikiyet” yani “hürriyet dönemi” geleceğini müjdelemiştir. Bu nedenle “hürriyet ve demokrasi” mücadelesi uzun bir süreçtir. Bireylerin demokrat olmaları bu açıdan büyük bir önem kazanmaktadır. Hürriyet ile iman arasında büyük bir ilişki vardır. Bediüzzaman “Hürriyet Allah’ın bir ihsanı ve imanın bir hassasıdır” demektedir. Sonra “iman ne kadar mükemmel olursa hürriyet o derece parlar. İşte asr-ı saadet!” diyerek peygamberimizin (sav) devrini örnek vermiştir. Hal böyle olunca hürriyetçi ve demokrat olmanın birinci şartı “imanlı olmak ve Allah’tan korkmak” olduğu açıkça anlaşılır. İmanın ve hürriyetin siyasi hayata yansıması “demokrasi” şeklinde ortaya çıkmaktadır. Demokrat olmanın özelliklerini maddeler halinde sıralayacak olursak şunları sıralamak doğru olacaktır. 1. Hürriyetçi olmak. Yani herkesin hür olmasını istemek. 2. İmanlı olmak ve Allah’tan korkmak. Yani Allah’tan korkarak kimseye tahakküm etmez ve Allah’a güvenerek kimsenin tahakkümüne girmez. Kimseyi esir etmek istemediği gibi, kimsenin esaretine ve keyfî baskısına da boyun eğmez. 3. Hürriyet için mücadele etmek ve bedel ödemektir. Hürriyetten istifade etmekle beraber hürriyet için bedel ödemekten kaçınanlar hürriyetçi ve demokrat olamazlar. 4. İnsan hürriyetini engelleyen her nevi yasağa karşı olmak da hürriyetçi olanın özelliğidir. İnsanın temel haklarına konan yasağı koruyan ve müdafaa eden asla hürriyetçi olamaz. 5. Hürriyetçi ve demokrat olan kimse darbelerin her türlüsüne karşıdır. İnsan iradesine ve aklına yapılan her nevi baskıya karşıdır. 6. Hürriyetçi ve demokrat olmanın bir başka özelliği de dünyanın neresinde olursa olsun hak ve hürriyetleri savunanlarla beraber olmaktır. Anlaşma ve uzlaşma kültürüne sahip olmaktır. Hürriyetçi insan konuşarak anlaşmaya çalışır. Bağnaz değildir, akıl ve ilim yolu dururken baskı ve güç kullanarak, korkutarak ve yıldırarak istediğini yaptırmak ve kendisi gibi düşünmeyenleri saf dışı bırakmaya çalışmaz. 7. Hürriyetçi ve demokrat olan bir insan faklı düşünce ve görüşlere hoşgörü ile yaklaşır, konuşma, basın-yayın yoluyla anlatılmasını savunur. Yanlış gördüğü düşünce ve fikri baskı ile değil, delillerle ikna ederek düzeltmeye çalışır. Etiketler: Demokratlık Demokratlık ve DP Hürriyetçi Olmak Demokrat Zihniyet Hürriyetçi Demokrat DP |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|