| ERGENEKON DAVASI (ROPÖRTAJ) |
|
|
|
| Cuma, 27 Şubat 2009 | |
|
Ergenekon Davası’nda süreç ilerledikçe toplumda davadan olumlu bir sonuç alınacağına dair umutlar azalıyor. Medyanın ciddi dezenformasyonu, Ergenekon “sözcü”lerinin kafa karışıklığı yaratmak için yaptığı çelişik açıklamalar, ardarda gelen tahliyeler umutların azalmasında önemli rol oynuyor. Biz de hem bu kafa karışıklığını gidermek, hem de Ergenekon’da taşları yerine oturtmak amacıyla İnsan Hakları Gündemi Derneği Başkanı Orhan Kemal Cengiz’le “Ergenekon, İnsan Hakları, Azınlıklar ve Siyaset” konulu bir röportaj yaptık. Oldukça verimli ve dolu dolu geçen röportajımızı takdirlerinize sunuyoruz... Ergenekon Terör Örgütü’nü nasıl tanımlıyorsunuz? Ergenekon çok komplike bir yapı. İttihat ve Terakki’den bugüne Türkiye’de kılık değiştire değiştire devam eden “derin devlet” dediğimiz şey bu. Daha sonra 1950’li yıllarda NATO’nun Gladio konsepti çerçevesinde şekilleniyor. Görüyoruz ki Türkiye’de seferberlik ilan ediliyor, özel harp dairesi şeklinde bir örgütlenme kuruluyor. Sonuçta Türkiye’de bir takım derin yapılanmalar var, bunlar böyle aktarıla aktarıla gidiyor. Ben Türkiye’deki neredeyse bütün fail-i meçhullerde Ergenekon’un imzası olduğunu düşünüyorum. Uğur Mumcu’dan Muammer Aksoy’a, Güneydoğu’daki on yedi bin fail-i meçhullere, vs.ye kadar bu çok dallı budaklı bir şey. İşte bir ayağını JİTEM oluşturuyor, Özel Harp Dairesi, özel kuvvetler birimi de dahil. Susurluk belki işin bir parçası. Yani süregiden, devam eden, çok katmanlı, çok yapılı, neresinden baksan başka bir şey bulacağın bir örgüt. Ropörtajın Tamamı İçin Tıklayınız
Etiketler: İnsan Hakları Gündemi Derneği İnsan Hakları Orhan Kemal Cengiz Ergenekon JİTEM Siyaset |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|