| Hilafet Seçim Sistemidir |
|
|
|
| Çarşamba, 11 Mayıs 2011 | |
|
Hz. Ebubekir’in (ra) seçiminin isabeti daha sonra anlaşılmıştır. Hz. Ebubekir’in (ra) dirayeti sayesinde pek çok ihtilafın ve fitnenin önü alınmış ve Kur’ân-ı Kerimin toplanmasını sağlayarak en büyük hizmeti yapmıştır. Yalancı peygamberler fitnelerini bastırmış ve Hz. Üsame’nin ordusunu Bizans üzerine tereddütsüz göndererek peygamberin (sav) vefatından sonra Bizans’a gözdağı vermiş ve Arapların kuvve-i mâneviyelerini güçlendirdi ve müslümanların birliğini sağlamıştır. Hz. Ömer’in (ra) seçimi Hz. Ebubekir tarafından tavsiye etmiş ve sahabeler tarafından seçilerek Hz. Ömer (ra) ise kendisinden sonra veliaht tayin etmemiş ve işi “Şuraya” havale etmiştir. Sahabeler de öncelikli olarak “Aşere-i Mübeşşere”den ve şura üyelerinden “altı kişi” seçerek halife adayını tespit etme ve belirleme hakkını onlara vermiştir. Onlar da Hz. Osman ile Hz. Ali’yi halife adayı olarak belirlemiş ve bu iki şanlı sahabe ile görüşerek onların yönetim konusunda kararlılıklarını anlamaya çalışmışlardır. Sonunda Hz. Osman’ı aday olarak kesinleştirdiklerini deklare etmişlerdir. Sebebi sorulunca da “Ali ‘elimden geldiği kadar’ diyerek tereddüt göstermiştir. Osman ise daha kesin konuştu” demişlerdir. Böylece altı kişilik heyet adayı belirlemiş ve şuraya sunmuş, sahabeler de belirlenen adaya ittifakla biat etmişlerdir. Bu da bir sahabenin icması sayılmıştır. Hz. Osman’ın şahadetinden sonra Ensar ve Muhacirinden olan sahabeler birer heyet halinde Hz. Ali’nin yanına geldiler ve ondan hilafet görevini almasını rica ettiler. Hem peygamberin (sav) damadı, hem sahabeler içinde ilim ve şecaatte ileri olması, hem Kureyş’in en seçkinlerinden olduğu için anarşi ve fitneyi ancak kendisinin yatıştırabileceği ve asayişi temin edebileceğini, kendilerinin de yardımcı olacaklarını ifade ettiler. Hz. Ali istemeyerek kabul etti ve tüm sahabelerin biatını/onayını alarak göreve başladı. Ancak Hz. Ali’ye ilk biat edenler Hz. Zübeyir ve Hz. Talha olduğu halde daha sonra bu biatı bozarak Hz. Aişe (ra) ile ilk isyan eden de onlar olmuştur. Ancak “Cemel” olayından sonra pişman olmuş ve barış çabasına giriştikleri anda fitneciler tarafından şehit edilmişlerdir. Böylece fitnecilere bilmeyerek alet olmuşlardır. Hz. Talha (ra) Cemel’de son nefesini verirken Hz. Ali’nin (ra) ordusunda bulunan bir gence elini uzatarak “Uzat elini sana biat edeyim” (El-Kâmil, 3:132) demiştir.
Hulefa-i Raşidin hem “Aşere-i Mübeşşere”den olması, hem hilafete layık olmaları, hem sahabenin icması ile seçilerek gelmeleri ve hilafet döneminde yaptıkları hizmetleri ile hilafet sırasına göre faziletlidirler. En faziletlisi Hz. Ebubekir’dir. (ra) Sonra Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali (ra) gelir. Bu nedenle sahabelerden hiç kimseye dil uzatılmamalıdır, onlar adil oldukları için daima hayırla anmak vaciptir. Peygamberimiz (sav) “Sahabelerim yıldızlar gibidir; hangisine uyarsanız doğru yolu bulursunuz” buyurarak onların hiçbir zaman doğru yoldan ayrılmayacaklarını ifade etmiştir. Sonuç olarak hilafet seçimle tahakkuk eder. “Hulefa-i Raşidin” seçimle gelmişlerdir. Seçim devlet başkanı olmak için şarttır. Bu da zamanımızda “Demokrasi” ile olur. bu nedenle demokrasiye sahip çıkmak ve içini “adalet, hürriyet, doğruluk, hukukun üstünlüğü” ile doldurmak ve gelişmesine çalışmak müslümanların siyasi hedefi olmalıdır. Etiketler: Hilafet Seçim Demokrasi Ümmet Hz. Ebubekir Hz. Osman Hz. Ömer Hz. Ali Aşere-i Mübeşşere Sahabeler |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|