Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Siyaset arrow HÜRRİYETÇİ OLMAK
Advertisement
HÜRRİYETÇİ OLMAK PDF Yazdır E-posta
Pazar, 28 Eylül 2008

M. Ali KAYA

Hürriyet insana Allah’ın en büyük ihsanıdır. Bediüzzaman “Hürriyet Allah’ın ihsanıdır ve imanın hassasıdır” diye “Hürriyet Fedaisi” olarak kendisini tanımlar. Bediüzzaman’ı bu açıdan “Hürriyet Kahramanı” olarak görebiliriz. “Ekmeksiz yaşarım hürriyetsiz yaşayamam” sözü onu anlatan en veciz bir ifadedir.

Bediüzzaman’ın takipçileri olan “Nur Talebeleri”nin bu bakımdan hürriyetçi olmamaları düşünülemez. Nur talebeleri “Ahrar” yani “Hürriyetçi” oldukları için amaçları “Her nevi istibdada” karşı hürriyetçiler ile beraber olmaktır. 

Bediüzzaman’ın her nevi ile karşı olduğu şey istibdattır. Ona göre “İstibdat tahakkümdür, muâmele-i keyfiyedir, kuvvete istinat ile cebirdir, rey-i vâhiddir, sû-i istimâlâta gâyet müsâit bir zemindir, zulmün temelidir, insâniyetin mâhisidir. Sefâlet derelerinin esfel-i sâfilînine insanı tekerlendiren ve âlem-i İslâmiyeti zillet ve sefâlete düşürttüren ve ağrâz ve husûmeti uyandıran ve İslâmiyeti zehirlendiren, hattâ her şeye sirâyet ile zehrini atan, o derece ihtilâfâtı beyne’l-İslâm îkâ edip, Mûtezile, Cebriye, Mürcie gibi dalâlet fırkalarını tevlit eden, istibdattır. Evet, taklidin pederi ve istibdâd-ı siyasînin veledi olan istibdâd-ı ilmîdir ki, Cebriye, Râfıziye, Mûtezile gibi İslâmiyeti müşevveş eden fırkaları tevlit etmiştir.” (Münazarat, 22) 
 

İstibdat tahakkümdür. Başkasına baskı yapmak ve zorlamaktır. Zorlamak ve baskı yapmak ise ister iyiye, ister kötüye olsun zulümdür. Allah böyle zulümlerden münezzeh olduğu için insanı hür yaratmıştır ve hür olarak işlediği fiillerinden sorumlu tutmuştur.

İstibdat muamele-i keyfidir. Ben böyle istiyorum ve böyle olacaktır” diyerek gerekçesiz ve sebepsiz başkasına hükmetmek istibdattır. Kuvvete dayanan ve zorlamayı netice veren her davranış istibdaddır.

İstibdat, rey-i vahittir. “Benim görüşüm budur ve herkes bunu kabul etmelidir” demektir. Başkalarına saygı duymamanın, değer vermemenin göstergesidir. Makam, mevki, statü gibi özellikleri kullanarak astlarının görüş ve düşüncelerini almadan davranmak bir nevi istibdattır.

Yukarıda sayılan özelliklere sahip olan istibdat su-i istimalata gayet müsait bir zemin oluşturur. Zulme kapı açar ve insanlık cevherini mahveder. Çünkü korku ve çaresizliğe dayanan, sesi çıkmayan astlar üstlerine şirin gözükmek için riyakârlık yaparlar, kabul ediyormuş gibi davranır ama kabul etmezler, işleri savsaklar ve sonuç alacak bir gayretin içine girmezler. Bu durumda kaynaklar, insanlar ve zaman heba olur gider. Böylece gerek fertler, gerekse toplumlar sefalet derelerine yuvarlanır giderler. Geri kalmışlığımızın en büyük sebebi budur. Her nevi düşmanlık istibdat içinde uyanır, insanların inanç ve düşüncelerini zehirler, farklı düşünce ve inanç guruplarının oluşmasına sebebiyet verir. Taklitçiliğe yol açar. Siyasi baskıları doğurur. Bediüzzaman “İlmî İstabdadın” çeşitli fırkaların doğmasına sebep olduğunu belirtir. Bu “Doğru sadece benimkidir” anlayışı maalesef gerçeği bulma hürriyetine kişinin elinden aldığı için çeşitli fırkaları meydana getirmektedir. 

Bütün bu sebeplerden dolayıdır ki “Allah’a gerçekten kul olan bir mü’min hiç kimsenin baskı ve tahakkümüne boyun eğmediği gibi, bir başkasına tahakküm etmeye de tenezzül etmez.” İzzeti ve şerefini koruyarak hayatında hür bir şekilde yaşar.

Risale-i Nur talebeleri bu dersleri okudukları ve öğrendikleri için hürriyetçidirler. Siyasi amaçları hürriyetin her yerde hâkim olmasıdır. Bu siyasi amaçlarına hizmet edenler Nur Talebelerinin desteğini alırlar. Çünkü Bediüzzaman “Demokratlar (mesleklerince istibdada karşı oldukları için) nurculara yardımcı hükmünde olabilirler.” (Emirdağ Lah. (2006-İst) s. 815) 

Bu husus önemlidir. Nur Talebeleri herhangi bir siyasi partinin arkasına takılmazlar. Onlar siyasete hürriyet ve istibdat bağlamında yaklaşırlar. İstibdada eğimli olanlara karşı hürriyete hizmet edenlere destek ve manevi güç verir, haklı mücadelelerinde haklı tarafa yardımcı olurlar. Siyasi amaçları hürriyetin hâkim olmasıdır. Hürriyet için mücadele edenler aslında Nur Talebelerinin davalarına destek olmuş olmaktadırlar.

Sonuç olarak, Nur Talebeleri ahrar, yani hürriyetçidirler ve hürriyetçiler nur talebelerinin davasına yardım etmektedirler. Nur talebeleri de amaçlarına hizmet eden ahrarlara, yani hürriyetçilere destek olurlar. Çünkü bu üstat Bediüzzaman’ın siyasi mesleğidir. 


Etiketler:  Hürriyet Hürriyetçi olmak İstibdad Bediüzzaman Münazarat Nur Talebeleri Ahrarlar
 
< Önceki   Sonraki >
BEDIüZZAMAN
HüRRIYET
MüNAZARAT
İSTIBDAD
AHRARLAR
NUR TALEBELERI
HüRRIYETçI OLMAK