Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Siyaset arrow İMAM-I GAZALİDENIDARECILERE TAVSIYELER
Advertisement
İMAM-I GAZALİDENIDARECILERE TAVSIYELER PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 24 Mart 2008
Yazı Index
İMAM-I GAZALİDENIDARECILERE TAVSIYELER
Sayfa 2
Sayfa 3
M. ALI KAYA
Hakimiyet ve idare, iyi-kötü, şanslı-şanssız, başaran ve başaramayan kişiler arasında mücadele ve çekişmeye mahal olan gayet büyük bir iştir. Haset, garaz, hile ve desise gibi kötü huylar ve duygular bundan kaynaklanır.
Büyükler demişlerdir ki: “Tüm kötülüklerin membaı, baş olma sevdasıdır.”

İdarecilik gibi mühim bir işi ayakta tutabilmek, insanları idare etmek için mutlaka büyük adam olmak lazımdır. Köklü bir sabır sahibi bulunmak, ve çok miktarda servete sahip olmak ve bunu da cömertçe harcamak gerekir.
Yine bunun için yüce himmet sahibi olmak da gereklidir.
Hz. Muaviye (ra): “Yüce gaye ve işlere vasıl olabilmek için, azami himmet gösteriniz! Ben hilafete ehil olduğum için değil; çalışmam, himmetim ve gayretim sayesinde ulaştım” demiştir.
Eskilerin hikayelerini okuyanlar göreceklerdir ki, mülkün asıl sahiplerinden alınan hakimiyetlerin altında çok büyük mücadeleler ve üstün gayretler vardır.

Bir şeyi mutlaka yapmak istiyorsan, azim ve himmet sırlarına yapış, işin sonunu getirmeden bırakma. Sonra da kızılı beyaza ve beyazı kızıla boyayamayanları iyi tanı.

Bunu yapacak güçte değilsen, ilim öğren. Zühd ve takva yolunu seç. Kendine sadık kalacak, yolunu takip edecek birçok öğrenci bul! Adetlerini çoğalt. Belli prensipler edin, doruluktan ayrılma. Dürüstlüğü de elden bırakma.

Eğer yüce bir mevkiye çıkarsan, talebelerine, insanın işlediklerini fısk-u fücurdan bahset. Ta ki o kötülükten kaçınsınlar. Her sınıftan ve her tabakadan sözlerine, gözlerine güvendiğin arkadaşlarını uyar.

Sözünü dinleyecek kimseler güçlenince, havas tabakasını güzel ve yumuşak sözlerle kendine celbet, kendine muhalif saydıklarını da açık münazara ve tartışmalara çağır. Daha sert olanlara da sen daha sert davran.

İslamın yayılışına bakın.İlk önce muarızlarına taviz vermemekle beraber, “Senin rabbine tapmam. Sen de benim rabbime ibadet etmezsin. Senin dinin sana, benimki bana...”derken, güçlenince muarızlarına nasıl kılıç çekti? ”Kafirlerle karşılaşınca boyunlarını vurun.” ( Muhammed-4) emri geldi.
Ey hakimiyet isteyen kişi! sen de böyle davran...

İnsanlara akıl ve mantıklarına göre hareket et!
Sakın adetlerinden ayrılma.
Faziletli kişilere saygılı davranmayı şiar edin!
Etrafındakileri, amirleri ve memurları doyur.
Bunu yapamazsan rüşvet yayılır, zulüm artar. Kalpler senden çevrilir. Farkına varmadan içten ve dıştan çökersin.
Mazlumun duasını almayı ihmal etme!

***
Bir gün Hint Kralına bir elçi geldi. Dedi:
“_Siz Hakkı inkar ediyorsunuz, peygamberi tanımıyorsunuz ama ömrünüz uzun oluyor, başarılı oluyorsunuz. Neden?”
Kral:
“_Şu ağaca bak! O yerinden kopana kadar sana cevap vermeyeceğim.” dedi.
Sonra ağaca dönüp, göğsünü şişirdi ve ağacın yerinden kopması için yürekten bir temennide bulundu. Himmet ve gayreti kuvvetlendirdi. Az sonra ağaç sallandı ve büyük bir gürültü ile yere yıkıldı.
Kral, elçiye:
“_İşte beklediğin cevap!.

***

Şunu da bil ki, adalet heybetle olur. Gerekirse öldüreceksin. İcabında asacaksın. Bu ülkeye bir ölçüde huzur getirir.Çünkü sultan yeryüzünde Allah’ın gölgesidir.
Ebu Hureyre (ra)’den rivayet ediliyor: “Sultan yeryüzünde Allah’ın gölgesidir. Zayıf ona gelir, zulme uğrayan ondan yardım ister.”

***
Peygamberimiz (sav) buyurdular:
“Her kim dünyada Allah’ın sultanına ikram ederse, Yüce Allah da ahrette ona ikram eder.”

Bedir eshabıdan Amr Bin As(RA) Muaviyeyi uyarır ve büyük işler başarmaya teşvik eder. Der:
_Muaviye’m! Halkın derdi bitmez. Nice yaşlı insanları tanırım ki zeka ve kurnazlıkla harblerde büyük başarılar kazanmıştır.

Hakimiyetin bir diğer prensibi ise parayı esirgememektir.
Halkın durumunu izlemeden, cimriliği terketmeden, mazlumun sesine kulak vermeden bu işler başarılmaz.

Günlük Hayat:
Sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğana kadar zikre otur.Sonra yemek için ev halkına emredersin. Sonra halkın arasına girip derdini dinlersin.

Tanımadığın kimseler hakkında tatminkâr bilgi edinmeden, onları iyice tanımadıkça yanında istihdam etmezsin.

İlim, akıl, tecrübe erbabından adamların olsun!

Vezirlerini de muttakilerden edinmelisin.

Casusları olmayan ve etrafından sık sık haber alamayan hükümdar, ruhsuz ceset gibidir.

Hz. Süleyman (AS):
Haftayı ayırır ve bir günü ibadete, bir gün askerlere, bir günü kadınlara, bir günü de halkın meselelerine ayırır, ara sıra derdi:
“Ey ülkenin salihleri! Ehl-i İlim ve Ehl-i Salah’dan ayrılmayın!..”

 
< Önceki   Sonraki >