Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
İslam Konferansı ve Kararları PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 11 Kasım 2009
M. Ali KAYA
Geçtiğimiz günlerde biri Diyanet İşleri Başkanlığının organize ettiği “Din Şurası” diğeri TC Devleti tarafından Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL’ün de açılış konuşmasını yaptığı ve İKT üyesi ülkelerin tertip ettiği “İstanbul İSEDAK Ekonomi Zirvesi” toplantıları yapıldı.

9 Kasım 2009 İSEDAK Ekonomik Zirvesi İstanbul Kararlarının önemli maddelerine bir göz atalım:
• Ekonomik ve ticari işbirliğinin arttırılması,
• İKT-İçi Ticaret oranının artırılması,
• İKT Üyesi Ülkelerdeki enerji kaynaklarını kullanmak için yeni teknolojilerin geliştirilmesi konusunda üye ülkelerle iletişimi geliştirmek,
• Küresel krizin daha iyi yönetilmesi konusunda istişareleri devam ettirmek,
• İslam Bankacılığının geliştirilmesi,
 İKT topluluğunda gıda güvenliği ve tarımsal işbirliği konusunda harekete geçilmesi,
• İKT topluluğu içinde tarım, turizm, ulaştırma alanlarında işbirliğinin canlandırılması,
• Üye ülkeler arasında ekonomik işbirliğinin artırılmasında özel sektörün aktif olması,
• Üye ülkelerin kalkınma çabalarında çevre dostu politikaların izlenmesi…

 

Özetlemiş olduğumuz tavsiye niteliğini aşmayan bir dizi kararın fazla bir yaptırım gücü yok. Zaten tavsiye niteliğini aşmadığı ve ekonomik işbirliğini geliştirme ötesinde bir özelliğinin olmadığı da görülmektedir. Bu konferansların ve alınan kararların görüntüyü kurtarmak ve “dostlar alışverişte görsün” dışında dişe dokunur bir özelliği olmadığı gibi gerek üye ülkeler nezdinde, gerekse dünyada herhangi bir etkinliği ve sonuca yönelik bir faaliyeti de yok görülüyor.

Buna rağmen İKT üye ülkelerinin bir araya gelmesi, diyalog kapılarını açmış olmaları, özel sektörün kendi aralarında tanışmalarına, görüşmelerine, iş ve ortaklık yapmalarına yönelik ticari faaliyetlerine kapı açmaları bakımından faydalı olduğu kesin.

**

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri 1919 yılında, yani bundan yüz sene önce “Devletler milletler muharebesi, tabakat-ı beşer muharebesine terk-i mevkî ediyor” (Sünuhat, 1996, s.57) diyerek bundan böyle muharebelerin ve savaşların devletler ve milletler arasında değil, tabakalar arasında cereyan edeceğinin mesajını vermişti. Fakir ile zengin ve işçiler ile patronlar arasında cereyan edecek olan ekonomik mücadelelerin yaşanacağı öngörüsünde bulunmuştu ve zaman kendisini haklı çıkardır. Kapitalizm ve komünizm arasında yaşanan mücadeleler ekonomik mücadeleden başka bir şey değildi.

Günümüzde ise medeniyetler arası çatışmalar yaşanmaktadır. Günümüz medeniyeti ile İslam medeniyeti arasında büyük farklılıkların olduğu bir gerçek. Günümüz medeniyeti kuvvete, menfaate, ırkçılığa ve nefsin hevesatına dayanmaktadır. Bütün kavgaların, anarşi ve terörün temel sebebi budur. Menfaat kavgası, nefsanî arzuların peşine düşmek insanı insanlık mertebesinden hayvanlık derekesine düşürmekte, insanlığın yüzde seksenini sıkıntıya ve felakete atmış, yüzde yirmisine ise hayalî ve vehmî bir saadet sağlamıştır. 

İslam medeniyeti ise hakka, adalete, fazilete, kardeşliğe, yardımlaşmaya, nefsin aşırı isteklerini frenleyerek ruhu ve aklı yüce gayelere sevk etmeye dayanmaktadır. (Sünuhat, 57-61) İnsanların yüzde seksenine saadet getiren bu medeniyetin sahipleri olan İslam ülkeleri insanlığın istediği, aradığı ve özlediği böyle bir medeniyeti yeniden tesis etmedikçe insanlık felaketten felakete sürüklenip duracaktır. Konferanslar, toplantılar tanışma ve görüşme toplantılarından öteye geçmeyecektir.

İslam dünyası geçmişin de tecrübesi ve kurduğu medeniyeti ile geleceğin de ümidi olmaya devam edecektir. Bu nedenle “Ümitvar olunuz! Şu istikbal ınkılabı içinde, en yüksek gür sada İslam’ın sadası olacaktır” cümlesi bizlere ümit vermeye devam edecektir.


Etiketler:  İSEDAK İslam Konferansı Din Şurası Ekonomik Zirve Medeniyet İslam Medeniyeti İKT
 
< Önceki   Sonraki >