| Kemalizm ve Dindar M. Kemal Siyaseti |
|
|
|
| Cumartesi, 01 Mayıs 2010 | |
Risale-i Nur Akademisi Araştırma MerkeziKemalizm’i savunan pek çok Kemalist grup ve oluşum mevcuttur. Bunlar Darbeci, Halkçı, Milliyetçi, Eyyamcı, Cuntacı, Lâdini ve Dindar Kemalistler gibi gruplara ayırmak mümkündür. 12 Eylül ve ANAP ile başlayan “Dindar Kemalizm” süreci dini grup ve cemaatlerin de desteği, devletin de onlara desteği ile AKP iktidarında başarıya ulaşmış gözükmektedir. A- Konu ile ilgili haberler: 1) İTO (İstanbul Ticaret Odası) Mustafa Kemal’in 1928 yılında CHF 2. Kurultayında TBMM’de okuduğu ilk basımı eskimez harflerle yapılan NUTUK isimli eserinin tıpkıbasımını ve bu günkü harflerle aktarımını yayınladı. İTO başkanı Murat Yalçıntaş, ‘Atatürk’ü daha iyi anlamak için orijinal kaynaklardan okumak gerektiğini, bu nedenle NUTUK ilk baskısıyla yayınlanmıştır’ demiştir. Atatürk bu nutkunu Çankaya köşkünde üç ayda hazırlamıştı. Bunun için gece gündüz çalışıyor ve uyku dahi uyumuyordu. 1919-1927 yılları arasındaki olayları Atatürk kendi açısından belgelerle kaleme almış ve Kurultay’da okumuştur. (www.haberler.com/ito-tipki-basim-nutuk-cikardi-atamizi-iyi-haberi/) 2) Kemalizm’i İktidardaki AKP yaşatmaya devam etmektedir. (23 Nisan 2010) “Kral öldü yaşasın Kemalizm” şeklinde bu habere yer verilmiştir. AKP varlığını Kemalizm’i müdafaa ederek sürdürmektedir. 1997 yılına kadar Militer Kemalizm’i savunan ordu olmuştu. Askeriyenin Kemalist değerlerini “Sivil Kemalizm” olarak savunma görevini İslami bir parti olarak tanınan AKP olmuştur. AKP ayrıca Kemalizmin gereklerini yerine getirmiştir. Bu nedenle Askerî Kemalizm’e göre daha ılımlı olan, İslami değerlerle barışık, demokratik ve müreffeh bir Türkiye batı dünyası için daha iyi bir müttefik konumuna gelmiştir. (Zaman, 24 Nisan 2010 / Dış Haberler Servisi) B) Diyanet İşleri Başkanlığı “Dindar Atatürk” imajını öne çıkarmak için ellerinden gelen her imkânı kullanmaktadır. Öncelikli olarak DİB Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU Atatürk’ü şöyle anlatmaktadır: “Atatürk’ü herkes kendi bakış açısından yorumlamaya ve hatta kendi kavgasına, ön yargılarına çekmeye, onun üzerinden mücadele etmeye çalışıyor. Hâlbuki Atatürk, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kuran insandır. Dine önem veren bir şahıstır. İslam dininin bilgi temelinde gelişmesini önemsemiştir. Diyanet’i, Genelkurmay Başkanlığı ile aynı gün kurmuştur. Topluma bir mesaj vermiştir bununla. Atatürk, Diyanet işleri Başkanlığı’nı kurar kurmaz, Hazreti Peygamberin ve Kuran’ın doğru anlaşılması için emir vermiş, iki kitap yayınlanmıştır. Birincisi, Kuran tesfiri, diğeri ‘Tecrid-i Sarih-i Buhari’. Bu kitaplar ile Kuran’ın ve Hz. Peygamber’in hadislerinin doğru anlaşılmasını istemiş. Çünkü Atatürk dine değil, hurafelere karşıydı” ifadeleri ile anlatmaktadır. Yine Ali BARDAKOĞLU 03.03.2009 tarihinde “3 Mart 1924 Kanunlarına Yeniden Bakmak” isimli panelde yaptığı konuşmasında: “Laik ve demokratik Cumhuriyetimizin payidar olmasının hiç kuşkusuz en temel şartlarından biri, kurumlarımızın kendilerini sürekli gözden geçirebilmeleridir. Siyasi tarihimizde İnkılâp Kanunları adıyla anılan ve 3 Mart 1924’te yürürlüğe giren düzenlemeler dini hayat, milli eğitim ve silahlı kuvvetlerin yeniden tasarlanmasına ilişkin köklü müdahaleleri yansıtır. Saltanat ve Hilafetin sahip olduğu belli başlı statü ve fonksiyonlarının lağvedilmesi ile başlayan bir dizi uygulama din alanındaki yapılanmaların da öncüsü olmuştur. Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet’te kapsamlı ve köklü sayılabilecek asıl adımlar, 3 Mart kanunlarıyla atılmıştır. Bu nedenle söz konusu kanunlar, haklı olarak, İnkılâp Kanunları olarak adlandırılmıştır. Hilafetin kaldırılışı, Şeyhülislamlık Makamı’nın lağvedilip yetkilerinin iptal edilmesi, Şer’iye ve Evkaf Vekâletinin ilgası ve yerine Diyanet İşleri Reisliği ile Vakıflar idaresinin ayrı ayrı teşkili gerçekte yeni Türk devletinin din alanına ilişkin perspektiflerini göstermesi açısından oldukça önemlidir. Bu 429 Sayılı kanunun ilerleyen maddelerinde ise Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekâleti kaldırılmış, yerine Genelkurmay Başkanlığı ihdas edilmiştir. Eşzamanlı ve birbirini dengeleyerek yapılan bu inşada baskın olan ana tema, yeni kurulan bu müesseselerin kayıtsız-şartsız bir şekilde siyaset dışında kalması gereğidir. … Yazının devamı www.risaleinurenstitusu.org sitesindedir.... Etiketler: Kemalizm CHF AKP 12 Eylül Kenan Evren ANAP TBMM Diyanet İşleri Başkanlığı |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|