| NASİHATUL MÜLÛK (Hz. Ali'nin Valilere Genelgesi) |
|
|
|
| Cuma, 08 Şubat 2008 | ||||
Sayfa 2 Toplam: 2 30. Vergi yönetimine ve kalkınmaya büyük önem ver. Verginin adil ve sağlıklı olması, diğerlerinin de sağlıklı olması demektir. Halk vergi gelirlerine dolayısı ile vergi ödeyenlere muhtaçtır. Halkın imarına ve memleketin kalkınmasına sarf edeceğin emek, vergi toplamaya harcayacağın gayretten fazla olmalıdır. Zira ödeme gücü ancak ülkenin kalkınması ile elde edilebilir. Kalkınma olmadan vergi toplamak isteyen memleketi harabeye çevirir, halkı helak eder, öylelerinin defteri de kısa zamanda dürülür. 31. Zor durumdakilere yardım et. Felaket ve afete uğrayanların dertlerine çare bulmada, yardımcı olmada hiçbir fedakarlıktan kaçınma. Bu şekilde onlara sarf ettiğin sermayeyi sana fazlası ile iade edeceklerdir. Günün birinde yardımlarına dayanacağın bir hadise zuhur eder, gönül hoşluğu ile bütün yükü üzerine alır taşırlar. 32. Kalkınmayı esas al. Kalkınmış ülkeler yük taşımaya mütehammildir, yüklediğini götürebilir. Memleketin harap olması, halkının sefalete düşmesindedir. Ahaliyi sefil eden sebepler de; İdarecilerin servet toplamaya düşkünlükleri, mevkilerinde uzun süre kalma ümidi bir de, geçmişten ibret almamalarıdır. 33. Memurların halini iyice kontrol et, dikkat et. İşlerine en iyilerini getir. Ahlakı düzgün olsun, gördüğü itibarla şımarıp başkalarının yanında sana karşı gelmeye cüret edenlerden olmasın. Sorumluluğuna müdrik bulunsun. Kendi kıymetini bilmeyen başkasınınkini hiç bilmez. Sadece görünüşe değer verme. Çünkü insanlar daima masum tavırlar takınarak gayretkeşlik ederek görünüşlerine göre valilerin gözüne girebilirler. Böyle bir yaklaşımda ihlas yoktur. Senden önceki valilere iyi hizmet etmiş, iyi nam bırakmış olanları araştır. Güvenilirliklerine dikkat et. İşleri taksim ederek her kısmın başına birini geçir ki iş büyük olursa altında ezilmesin, çok olursa dağıtmasın. Şayet memurların hatasını görür de sen aldırmazsan kendin utanılacak duruma düşersin. 34. Ticaret ve sanayi ve ticaret erbabına iyi muamele et. Başkalarına da bu hususta öğütte bulun. Bunlar memleket için hayırlı hizmetlerin sebebidir. Bunlar memleket için barış ve güven adımlarıdır. Ne kargaşa çıkarmalarından kokulur, ne de fesatlarından endişe edilir. Bunların gerek senin yanında, gerek ülkedeki işlerini takip et. Stokçuluk ve alış-verişteki hilekarlığa mani ol. Bu halk için zarar, idareciler için ayıptır. 35. İhtikara mani ol! Zira peygamberimiz (sav) ihtikarı men etmiştir. Alım-satım doğru tartılarla olmalıdır. Fiyatlar da alanı da satanı da ezmeyecek mutedil ölçülerde olmalıdır. Yasaklara uymayanları da ifrata varmamak şartı ile hemen cezalandır. 36. Fakir ve yoksullar hakkında Allah’tan kork. En uzaktakilerin de en yakındakiler gibi hakları vardır. Bunların hepsini gözet. Bu haklar sana emanet edilen bir vazifedir. 37. Hiçbir işi basit görerek ihmal etme. Sakın azamet seni onlarla uğraşmaktan men etmesin. Sana kadar gelmeyen işleri sen araştır. Sırf bunlar için Allah’tan korkan, alçak gönüllü ve emin adamlar tahsis et ki arada vasıta olsun ve onların işlerini sana bildirsin. Zavallılara ekşi surat gösterme. Aşağı ve hor görülen ve kimse tarafından hesaba alınmayan en ziyade adalet ve yardıma muhtaç olanların işini gör. Öyle çalış ki Allah’ın huzuruna çıktığın zaman “Elimlimden geleni ve gücümün yettiğini yaptım” diyebilesin. 38. Yetimlerin ve yaşlı bulunduğu halde hiçbir çaresi olmayanların geçimini üzerine al. Vakıa bu işler çok ağırdır. Bunu Allah ancak halden ziyade âkıbeti düşünen, nefsini dayanıklığa alıştıranlara kolaylaştırır. Bu kişi Allah’ın vadinin doğruluğuna inananların ve güvenenlerin işidir. 39. İhtiyaç sahipleri için sırf kendileri ile meşgul olacağın bir zaman ve mekan ayır. Hepsi ile beraber otur da, seni yaratan rabbinin rızasını celp edecek bir tevazu göster. Sonra askerini, zabıta memurunu ve yardımcılarını yanında bulundurma ki, sana ihtiyaçlarını çekinmeden söylesinler. Peygamberimiz (sav) den işittim: “İçindeki zayıfın hakkını serbestçe kuvvetlisinden alınmayan bir millet hiçbir zaman kuvvetlenmez” buyuruyordu. Bir de bunların münasebetsiz sözlerinin ve dert anlatmadaki acizliklerini hoş karşıla, hırçınlık etme. Büyüklük gösterme. Bu yüzden Allah sana rahmet kanatlarını açar, taatına mukabil mükafatını ihsan eder. Verdiğini güler yüz ve tatlı sözle ver; vermediğin taktirde kabul olunabilecek özürler beyan et. Bazı işleri bizzat ifa etmen gerekir. Memurların yetersizlik gösterinde taşradaki görevlilere cevabı sen vermelisin. Halkın ihtiyaçlarını yardımcıların ifa edemezse bunun icabına bizzat sen bakarsın.bir de “Bu günün işini yarına bırakma.” Çünkü her günün kendine göre işi vardır. 40. Allah’a karşı kulluk görevlerini ihmal etme. Vakitlerin en hayırlısı olan seher vakitlerini Allah ile arandaki durumlar için ayır ve nefsine hasret. Allah rızası için hasredeceğin taatın başı zât-ı ilahiye has olan farzları yerine getirmekten ibarettir. Bu Allah’a yaklaştıran taatı vücuduna her neye mal olursa olsun eksiksiz yerine getir. İmam olacaksan sakın nen bıktıracak kadar uzun, ne de işe yaramayacak gibi acele etme. Hasta ve iş sahibi kimseler olabilir. Peygamber (sav) beni Yemen’e gönderirken dedim: “Onlara namazı nasıl kıldırayım?” bana “Onların en zayıfının namazı gibi kıldır” buyurdu. Ve ayrıca “Mü’minlere karşı çok merhametli ol!” buyurdular. 41. Sakın halktan uzun süre uzak ve saklı durma. İdarecinin halktan uzak kalması halkta yanlış kanata sebep olur. Bunun sonucu onların gözünde hadiselerin büyüğü küçülür, küçüğü büyür. 42. Etrafındakilerden, ileri gelenlerden ve akrabalardan hiçbirine devlet elindeki imkanlardan yararlanma hakkını verme. Bunun karı olmaz, ârı ise sana döner. Has adamlarından birisi yasaları çiğnemiş ise senin için ne kadar güçlü olursa olsun cezasını ihmal etme. Bu hususta sabır, sebat ve dikkat göster. Halkta senin zulmettiğin zannı hasıl olmuş ise kendilerine özrünü bildirerek hakkındaki zanlarını değiştir. Bunu yapmakla nefsini kırmış, idaren altındaki halka da tatlılıkla muamele etmiş olursun. 43. Düşman tarafından sana teklif olunan sulhu (barışı) rıza-ı ilâhiye muvafık ise asla reddetme. Zira barışta askerine istirahat, sana rahat, ülken için de selâmet vardır. Barıştan sonra düşmanlarından daha çok sakın. Bu seni gafil avlamak için de olabilir. Bu hususta hüsn-ü zanna kapılma.. 44. Anlaşmalara riayet et. Ahdini yerine getir. Verdiğin sözü muhafaza için icap ederse hayatını bile feda et. Sakın verdiğin sözünden dönme. Sakın ahdine hıyanet etme. Sakın düşmanını aldatma. Bir de bir takım yorumlara müsait ahitlerde bulunma. Sözlerini bozmak için gizli manalardan yararlanma, tevile kalkma. 45. Haksız yere kan dökmekten sakın. Bunun gibi felaket getiren, mesuliyeti büyük, nimetin zevaline, devletin mahvına sebep olan bir şey yoktur. Allah-u Taalâ kıyamet günü, kulları arasında hüküm verirken ilk olarak döktükleri kanlardan başlayacaktır. 46. Sakın kendini beğenme. Sakın nefsinin sana hoş gelen yönlerine güvenme. Övülmeyi isteme. İyilerin iyiliğini mahvetmek için şeytanın elindeki fırsatların en sağlamı budur. Sakın yaptığın iyilikleri başlarına kakmak veya övünmek için anlatma. Yüce Allah Kur’an-ı kerimede: “Sizin yapmadığınızı söylemeniz, Allah katında menfur bir ameldir” buyurur. 47. Sakın işlerine vaktinden evvel atılma. Vakti gelince de sabırsızlık gösterme. Açıklık kazanmayan işlerde inat etme. Vuzuh kesbedince de gevşeklik gösterme. İşlerini yerli yerine koy. Her birisini zamanında ifa et. 48. Herkesin ittifak ettiği konuda kendini kayırmaktan sakın. Memurlarının açığa çıkmış kötülüklerinden habersiz gibi davranma. 49. Öfkeli iken, öfkene, eline ve diline hakim ol. Bunun için badirelerden geri durup şiddetini tehir et ki, öfken geçsin de iradene hakim olabilesin. Şunu da iyi bil ki, bir gün Allah’a dönüp hesap vereceksin. Bunu hatırlamadıkça nefsine hakim olma imkanını bulamazsın. 50. Sana gerekli olan evvelkilerin sana ulaşan âdil hükmünü, veya isabetli tutumlarını, veya peygamberden gelen haberleri, yahut Allah’ın kitabındaki bir farzı, hatırda tutman ve bu tavsiyelere uymandır. Allah’tan dilerim ki rızasına uygun, kulları arasında övgüye layık, ve ülkeler arasında eserler bırakasın. Gücünün yettiği kadar hizmet etmeye Allah beni de seni de muvaffak kılsın. Hakkımızdaki nimeti tamamlasın. Dünyada saadet,ahir hayatta şahadet nasip etsin. Amin! Ve’l-Hamdü Lillahi Rabbi’l-âlemîn. Etiketler: Hz. Ali Nasihat Genelge İdareci Emirnâme Adalet Asker İş Sanatkar Tüccar Çİftçi |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|