Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Siyaset arrow NASİHATUL MÜLÛK (Hz. Ali'nin Valilere Genelgesi)
Advertisement
NASİHATUL MÜLÛK (Hz. Ali'nin Valilere Genelgesi) PDF Yazdır E-posta
Cuma, 08 Şubat 2008
Yazı Index
NASİHATUL MÜLÛK (Hz. Ali'nin Valilere Genelgesi)
Sayfa 2

Hz. Ali (RA)
Hz. Ali (ra) Mısır Valisi olarak atadığı Mâlik bin El-Hârisî el-Eşter’e bir “Emirnâme” (Genelge) vererek bazı tavsiyelerde bulundu. Günümüz idarecilerine de hitap eden bu tavsiyeleri Arapça’dan dilimize ilk çeviren Milli şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’dur.
Hz. Ali (ra) iyi idarenin tüm kuralarını içeren tavsiyelerinde şunları söylemektedir:

Ey idareci! Allah’tan kork! Allah’a itaat et! Farz ve sünnetlere uy! Bunlara uyulmayınca aslâ saadet yüzü görülmez. Bulara uygun davranan da asla hüsrana uğramaz. Bununla beraber şu hususlara dikkat etmenizi tavsiye ederim.
1. Elinle, dilinle ve kalbinle Allah’ın dinine yardım et, tâ ki Allah da sana yardım etsin.
2. Şehvetlere daldıkça nefsini dizginlemeye bak; çünkü yüce Allah “Nefis daima kötülüğü emreder” buyurmaktadır.
3. Kalbinin Salih olup olmadığı ancak Allah’ın kendi kalbinin dilinden söylettiği sözlerle anlaşılır. Heveslerine hakim ol! Sana helal olmayan şeylere karşı nefsi tutmak onun hakkında adaletin ta kendisidir.
4. Halk için kalbinde sevgi ve merhamet duyguları ile lütuf meyilleri besle. Sakın biçarelerin başına kendini yutmayı ganimet bilen yırtıcı bir canavar kesilme. Hata ile veya kasıtla işledikleri kabahatleri olsa da ellerinden tutup doğru yola getirmek mümkündür. Affını hoşgörünü bol bol ver.
5. Sakın affettiğin için pişman olma! Sakın cezalandırdığın için sevinme! Sakınma imkanı varken hiçbir badireye atılma. Bir de sakın “Ben tam kudret sahibiyim, emrederim, bana itaat ederler” deme! Çünkü böyle davranış kalbin fesadı, dinin zayıflaması ve felakete yaklaşması ile sonuçlanır. Seni murakabe eden Allah’ın yüce kudretini düşün. Fâtır-ı Zülcelâl her zorbayı zelil, her kibirleneni hakir eder.
6. Allah’a ve Allah’ın kullarına karşı adaletten ayrılma. Böyle yapmazsan zulmetmiş olursun. Mazlumun davacısı bizzat Allah’tır. Allah birinin hasmı oldu mu artık onun tutunacak hiçbir dalı yoktur.
7. Öyle bir yol takip et ki, hak hususunda en ortası, adalet itibarıyla en yaygını olsun ve halkın çoğunun da rızasını sağlasın. Zira toplumun hoşnutsuzluğu karşısında şahısların rızası hükümsüz kalır. Şahısların öfkesi de toplum içinde erir gider.
8. İdareci için kodaman takımı kadar iyi günde yük olan, kara günlerinde yardımı az olan, adaletten hoşlanmaz, istemekten utanmaz, verilince şükür bilmez, verilmezse değme gadirle savulmaz, felakete sabırsız bir topluluk yoktur. Halbuki İslam’ın esasını meydana getiren Müslümanların kıymet ölçüsü toplumun çoğunluğu olduğu gibi, dinin ve dünyanın kuvvetinde toplumda düşmana karşı savaşacak da, ancak toplumun çoğunluğudur. Onun için samimiyetin ve meylin daima topluma dönük bulunmalı ve onların refahına dikkat etmelisin!
9. İnsanların sana gizli kalan ayıplarını araştırma! Senin vazifen sana ulaşanı düzeltmekten ibarettir. Bilmediklerin hakkındaki hükmü ise Allah verir. Sen ayıp ört ki Allah da senin ayıbını örtsün.
10. İnsanlar hakkında bütün kin ve nefret düğümlerini çöz. İntikam iplerini kes. Sence açıklık kazanmayan şeylerin tümü hakkında anlamamış gözük. Şunu bunu gammazlayanın sözüne sakın kanma. Gammaz ne kadar saf gözükse de hilekardır.
11. Sakın cimriyi, korkağı ve hırslıyı danışma meclisine alma! Müşavirlerin en kötüsü senden evvel şerlilerle işbirliği yapmış ve onların suçlarına ortak olmuş kimselerdir. Böyleler katiyen senin mahremin olmamalıdır. Çünkü bunlar canilerin yardımcıları ve zalimlerin dostlarıdır.
12. Müşavir edineceklerin hiçbir zalime zulmünde yardım etmemiş, akıl, fikir, rey ve tedbir sahibi kişilerdir. Bunların içinde en layığı, sana acı gerçekleri her şeyden önce söyleyen, yanlışlarda seni ikaz eden ve yağcılık yapmayandır. Bir de kanaatkar ve sâdık olanları sırdaş edin. Seni alkışlamazlarsa bunu hoşça karşıla. Alkışa ve övgüye müsamaha insanı kibre yaklaştırır.
13. Sakın insanların iyisi ile kötüsü senin yanında bir olmasın. Onları hoş görmen iyileri iyiliğinden soğutur, kötülere de cesaret verir.
14. İdareci ile halk arasında karşılıklı güven ve iyi niyete davet eden şey; idarecinin hizmeti, yüklerini hafifletmesi ve adaletle hükmetmesidir.
15. Halk arasında iyi niyetin yetişmesini sağla! İyi muamelenin karşılığı güven, kötü muamelenin karşılığı düşmanlıktır.
16. Toplumun benimsediği ve halkın iyi bir şekilde tatbik ettiği adeti sakın kaldırayım deme! Bu güzel adetin faydası âdeti koyana vebali de bu âdeti kaldıranadır.
17. Daima alimler ve ariflere danışarak iş yap.
18. Toplumda çeşitli kesimler vardır. Bunların her birine karşı görev ve vazifeler vardır. Bunlar çiftçiler, tüccarlar, askerler, hâkimler, tahsildarlar, sanatkarlar, yoksullar vs. Bunların her birine ihtiyaç vardır. Hepsine azami ihtimam göstermek, Allah’tan yardım istemek ve nefsini doğruluğa, sabra ve tahammüle alıştırmakla kalkılabilir.
19. Askerlerin başına getireceğin adama çok dikkat et! Allah’a, Resulüne ve devlet başkanına daha bağlı ve sadık, kalbi hepsinden temiz ve aklı hepsinden üstün olmalıdır. Kızgınlıkta ağır davransın, özürleri sükun ile dinlesin, zayıflara acısın, kuvvetlilerden de uzak dursun.
20. Şerefli ve itibarlı, şecaat sahibi ve yüksek meziyet sahibi kimselere iltifat et. Bunların sana minnet ifadeleri az olsa da gözüne katiyen hakir görünmesin.
21. İşlerin büyüğünü görüyorum diye küçüklerini takipten geri durma.
22. İdareciler için ülkede adaletin ayakta durmasından ve halkın sevgi gösterisinde bulunmasından daha büyük bir saadet ve huzur vesilesi yoktur. Zira yürekler salim olmadıkça sevgi gösterilemez.
23. Övgüye kayık olanları sena etmekte ve başarıları övmekte kusur etme. Bu durum şecaat erbabını coşturur, gayretsizleri de gayrete getirir. Mevkiinin küçüklüğü bir adamın kıymetinin yararlılığını hafife almana sebep olmasın. Altından kalkamadığını Allah’a ve Resulüne havale et. İnsanları iyice tanı. Sakın birinin hizmetini diğeri ile beraber zikretme.
24. Halk arasında hüküm verecekleri; bu işten sıkılmayan, sinirlenip inatlaşmayan, hatasında ısrar etmeyen, menfaat endişesi olmayan, meselenin künhüne vakıf olmadan hükmetmeyen, şüphelerde çok duran, delile kuvvetle sarılan, övülme ile şımarmayan, heyecanla eğilip bükülmeyenlerden seç. Böyleler pek nadirdir.
25. Memurlara zaruretlerini giderecek, halktan ihtiyaçlarını giderecek kadar ihtimamda bulun. Bu din kötü adamların ellerinde esir oldu. Onun namına istenilen yapılıyor ve onun ile dünya elde edilmeye çalışılıyor.
26. Sakın şahsi yakınlık ve tesir altında kalarak hiç kimseye vazife tevdi etme. Zira bencillik ve tarafgirlik zulüm ve hıyanete götüren iki sebeptir.
27. İyi halleri ile bilinen ailelerden gelen, iyi yetişmiş, tecrübeli, haya sahibi, İslam’a hizmeti geçmiş kimseleri araştır. Zira ahlakı dürüst, namus ve şerefi sağlam olanlar tamaın cazibesine az kapılır ve işlerin varacağı neticeyi en iyi görürler. Bunların geçimlerini de en iyi şekilde temin et.
28. Denetime önem ver. Arkalarından vefalı, doğruluktan ayrılmayan gözcüler gönder.
29. Yardımcılarına karşı ihtiyatlı bulun. İçlerinden biri ihanet eder, bunu ispat edersen hak ettiği cezayı bekletmeden vermelisin.

 
< Önceki   Sonraki >
ADALET
HZ. ALI
NASIHAT
İDARECI
İş
ASKER