| Peygamberimizin Kurduğu İdari Sistem |
|
|
|
| Salı, 06 Temmuz 2010 | |
|
M. Ali KAYA
![]() Eski Araplarda siyasi bir birlik yoktu. Kabileler göçebe hayatı yaşıyordu. Çoğu ümmi olduğu için Arap tarihi de tedvin edilmemişti. İslam’dan önceki Araplarda dâhilde emniyeti sağlayan hükümetler ve idareyi elinde tutan teşkilatlı bir organ da yoktu. Her kabile veya aşiret tamamen müstakil ve ayrı cemaatlerden meydana geliyordu. Kabile mensupları da öyle idi. Her ferdin, kabilenin görüşünü de mutlak red hürriyeti vardı. Yetkilinin nakli için bir düzen de söz konusu değildi. Çoğu defa kabilenin en yaşlısı, en zengin olanı, en nüfuzlusu ve şahsi hürmeti kazanmakta en uygunu seçilirdi. Peygamberimiz (s.a.v.) hicretten önce Yesrib ’den gelenlerden iki sene üst üste “biat” almıştı. Böylece Yesrib’de kurulacak sosyal hayatın ilk temel taşı konmuştu. Bu biatler İslam toplumunu kurmak üzere kesinleşen bir ittifaktır. İslam tarihi bakımından yeni bir tarihin başlangıcıdır. Hicretten sonra, Medine (Yesrib) halkı üç ana gruptan meydana geliyordu: Muhacir ve Ensardan meydana gelen Müslümanlar. Beni Kaynuka, Beni Nadir ve Beni Kureyza Yahudileri ve henüz Müslüman olmayan Araplar. Hıristiyanlar ise sayıca yok denecek kadar azınlıktaydılar. Peygamberimiz (a.s.m.) Medine’ye hicret eder etmez, güvenliğin, siyasi birliğin sağlanması ve İslam kardeşliğinin tesisi yönünde gitti. Sonra şehirde her grubun kabul edeceği belli bir siyasi otorite mevcut değildi. Hicret öncesi her grup kendi içinde bir bütünlük teşkil ediyor ve diğer grubun hâkimiyetini kabul etmiyordu. Hz. Peygamber, bütün bu sebeplerle Medine’deki toplulukları belli bir statüde birleştirmek için harekete geçti. Enes bin Malik’in evinde her kesimden çağırdığı reislerle istişare etti. Medine toplumunu düzenleyen bir statü oluşturmak üzere anlaştılar. Ortaya bir anlaşma metni çıktı. Bu metin bir tür anayasa belgesiydi. Etiketler: Anayasa Medine Sözleşmesi Medine Hicret Siyasi Yapı Adalet Meşveret Seçim Biat |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|