| Siyaset Fazilettir |
|
|
|
| Perşembe, 26 Mayıs 2011 | |
|
M. Ali KAYA İnsanlar bilgi sahibi olmak, zengin olmak ve refah içinde yaşamak isterler. Bunun için de çalışırlar. Siyasetin amacı insanların önündeki engelleri kaldırmak ve refah için, zengin olmak için çalışan insanlara yardımcı olmaktır. İnsanlara ve kurumlara yardımcı olmaktır. Elbette bu çok şerefli bir görevdir. Dini hükümler yönünden siyaset dinin yüzde biri olsa da hayat-ı içtimaiye ve sosyal bakından siyaset hayatın yüzde ellisinden fazla bir yer işgal eder. Her insan ister istemez siyasetle ilgilenir ve bu zamanda siyasi partilere üye olmaları ve oy vermeleri cihetiyle insanların çoğunun ilgilendiği bir husustur. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Her bir adam vatanla, milletle, hükümetle alakadardır” demektedir. “Ancak bu alakadarlık muvakkat cereyanlara kapılıp, millet, vatan ve hükümetin menfaatini, bazı şahısların muvakkat siyasetlerine tabi etmek, belki aynını telakki etmek çok yanlış olmakla beraber, o vatanperverlik, milletperverlik hissinden ve vazifesinden herkese düşen vazife bir ise, kendi kalp ve ruhundan, idare-i şahsiye ve beytiye ve diniyeye duyulan hizmet, alaka ve merak on, yirmi, belki yüzdür. Bu ciddi alakaları bırakıp, siyaset cereyanlarına münhasır alaka göstermek divanelik değil de nedir?” (Kastamonu Lâhikası, 30-31) diye sorarak siyasetin yanlışlarına kapılmanın da doğru olmadığını ifade eder. Siyaset ne kadar önemli ise, siyaset hastalığına yakalanmak da o derece kötüdür. Siyaset dairesinin cazibedarlığı ve çekiciliği cihetiyle bireyin kendi dairesindeki lüzumlu ve ehemmiyetli vazifeleri ihmal ve terk etmesi, gereksiz ve malayani işlerle meşgul olması ömrünü boş yere geçirerek yok etmesine sebep olur. Değerli ömrünü değersiz işlerde öldürüş olur. (Meyve Risalesi, 21-22) Birey her şeyden önemlidir. Memur iyi memur olursa, asker iyi asker olursa, öğrenci iyi öğrenci olursa devlet de mükemmel devlet olur. Bu nedenle öncelikli olarak bireyin, ferdin ıslahı gerekir. Herkes kendi kapısının önünü süpürürse şehir de tertemiz olur. Başkasını ve toplumu düzeltmek isteyen birisi önce kendisini düzeltmekle işe başlamalıdır. “Kendisini ıslah edemeyen başkasını ıslah edemez.” “Kendisi himmete muhtaç dede, nasıl başkasına himmet ede?” Ziya Paşa’nın dediği gibi: Filozofların dediği gibi siyaset her kişinin değil, ilim, servet ve destekçileri çok olan faziletli insanların yapacağı bir sanat ve meslektir. Liyakat, hamiyet ve gayret gerektirir. Fedakârlık duygusundan mahrum olanların ve hizmet anlayışından uzak olanların yapacağı bir meslek değildir. Menfaat üzerine dönecek olursa insanı canavar haline getirir. Bediüzzaman’ın ifadesi ile “Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır. Aç canavara karşı tahabbüb merhametini değil, iştahını açar; döner diş ve tırnağının kirasını da ister.” Siyaset millete hizmet etmek isteyen hamiyetli ve kalbi vatan sevgisi ve milliyet duygusu ile dolu fedakâr ve kahraman insanların mesleğidir. Her kişinin değil, er kişinin işidir. Etiketler: Siyaset Fazilet Siyaset Fazilettir Liyakat Hamiyet Gayret Çalışkanlık Toplum Birey Ziya Paşa |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|