Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Siyaset arrow STKLARIN FONKSİYONLARI
Advertisement
STKLARIN FONKSİYONLARI PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 14 Haziran 2008

M. Ali KAYA

 



Halkın yönetime katılımı “Demokrasi” kavramı ile ortaya çıkmıştır. Demokrasi de zaman içinde yönetime doğrudan karışmayan sivil toplumun tarafından oluşturulan örgütler vasıtası ile gelişme kaydetmektedir. STK’ların çoğalması ve fonksiyonları ile “Temsilî Demokrasi”den “Katılımcı Demokrasi”ye geçmiştir.


En geniş sivil örgüt ve STK siyasal partilerdir. Siyasi partilerin dışında halkın kurmuş olduğu “Gönüllü Kuruluşlar” halkın taleplerini dile getirmede, hükümetler ve devletler karşısında halkı örgütlemekte ve baskı gruplarının oluşmasına kaynaklık etmektedirler.

 

Katılımcı demokrasilerde STK’lar teşvik edilir ve üyeler saygınlıkla karşılanırken göstermelik demokrasilerde toplumun örgütlenmesi ya sınırlandırılır veya örgütlere üye olanlara hain nazarı ile bakılarak pasifize edilmeye çalışılır.


Fransa’nın nüfusu 50 milyon STK sayısı 1.470 000 Almanya’nın nüfusu 82. milyon, STK sayısı ise 2 100 000 dir. Türkiye’nin nüfusu 73. 000 000 STK sayısı ise 160 000 civarındadır.


Dinî ve kültürel amaçlarla kurulmuş bulunan küçük gruplar ve yasal organizasyonlar da gönüllü sivil kuruluşlar olup gerçek STK çerçevesinde değerlendirilebilirler. Bunların ayrıca toplumu iyiye yönlendiren birer “medeniyet ve irfan” kurumları işlevi gördükleri de bir gerçektir.


STK’lar kuvvete değil hakka dayanmalı, hedefine menfaati değil fazileti koymalıdır. Hizmet prensibi olarak da mücadeleyi değil, yardımlaşmayı esas almalıdırlar. Toplum içinde ve sosyal hayatta ırka ve ayrımcılığa değil, dostluğa ve kardeşliğe güç vermelidirler ki gerçek fonksiyonlarını ifa edebilirler. Amaçları ve hedefleri birliği ve dirliği, asayiş ve güveni sağlamak olmalıdır. Hak ve hürriyetlerin kullanımında toplumu bilgilendirmek, yol göstermek STK’ların en önemli görevleridir. Varlık ve kuruluş amaçları da budur.


STK’ların ortak amaçlarını da şöyle sıralayabiliriz:
• Hakkı müdafaa ederken haksız duruma düşmemek, Haklı davalarına hak vasıtalarla gitmelidirler.
• Müspet hareket etmelidir. Yani her kurum ve örgüt kendi amacını gerçekleştirirken başkalarının eksik ve noksanlıkları ile meşgul olmamalıdırlar. Kendisini ifade etmeli ve kendi amacını en iyi şekilde gerçekleştirme hedefine yönelmelidir.
• Kendi mesleğini haklı, daha güzel ve daha iyi görmeli ve bunu anlatmalıdır; ama başka mesleklerin yanlışlığını kendi mesleğinin haklılığına gerekçe yapmamalıdır.
• Toplumun ortak çıkarları için başka gönüllü kuruluşlar olan STK’lar ile işbirliğine daima açık olmalıdır. Asgarî müştereklerde bir araya gelmelidirler.
• Çıkar gruplarına asla fırsat vermemeli ve çıkar peşinde koşmamalıdır.
• Bireyselliği değil, kurumsallığı öne çıkarmalıdır. Kurumların ve kurumsal yapıların öne çıktığı bir dünyada bireyi öne çıkaran bir anlayış ile hareket etmemelidir. Kurumun bireyleri olmalı, ama bireye bağlı kurumlar olmamalıdır.
• İnsanlığın ortak düşmanları olan “Cehalet, fakirlik ve bölünmüşlük” ile mücadeleyi esas almalıdır. Bu bağlamda dünyada inançsızlığı, ahlaksızlığı, haksızlığı ve zulmü önlemeye çalışan bütün kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde olmalıdırlar.

 
< Önceki   Sonraki >