|
M. Ali KAYA
Seçim öncesinde yazdığımız bir yazıda “siyasetin yeni bir mecraya kaydığını, Lâiklik ve Cumhuriyet tartışmaları yaşanmadığını” bilakis “Siyasi Etik ve Siyasetin Değerleri” ile “Siyasilerin vaatleri” üzerinde cereyan ettiğini ifade etmiştik.
AKP bu seçimde yine Tayyip unsurunu ön plana çıkararak “Genel Seçim” ve “Tayyibe halkın güvenini” ön plana çıkararak “güvenoyu” almayı hedeflemiştir. Ama ne var ki AKP’nin Genel Başkana ve “Lider Partisi” görünümü büyük bir yenilgiyle sonuçlanmıştır. % 52 ve en son olarak 2004 yılı Yerel Seçim oy oranını korumayı hedefleyen % 42 oy oranı hedefi de tutmamış ve % 3 eriyerek daha % 39’a gerilemiştir. AKP’nin çıkış vaatleri olan 3Y ile mücadeleyi başaramadığını 6 yıllık iktidarı döneminde icraatı ile göstermiştir. Yoksulluk artmış, Yasaklar kalkmamış ve Yolsuzluk yol olmuştur. Halkımız da bunu görerek 29 Mart Yerel Seçim’ini bir fırsat bilerek AKP’yi “Sonun başlangıcına” getirmiş ve “erime sürecine” sokmuştur.
CHP ise Lâiklik ve Cumhuriyet tartışmalarını bir tarafa bırakarak “Çarşaf Açılımı” “Tarikat Açılımı” ve “Kur’an Kursu Açılımı” gibi “Hürriyetçi Söylemlerin” faydasını görmüş ve oylarını artırmıştır. MHP ise gerek AKP’nin başarısız icraatlarına, gerekse DTP’nin Yerel Politikalarına tepki oylarını alarak oy artışını sağlamıştır.
DTP’ ye gelince “Mecliste bulunmanın” avantajını kullanmış, AKP’nin AB’nin baskıları sonucu Kürt halkına yönelik “Demokratik Hak” adı altında yaptığı “Şeş TV” açılımı ve “Doğu Anadolu’da halka yapılan yardımları” kendi lehine çevirmesini bilmiş, alınan hakların kendilerinin mecliste bulunmalarının ve demokratik mücadelelerinin sonucu olduğunu halka anlatarak oylarını artırmış ve belediyeleri almışlardır.
İktidar partisi AKP’nin iktidar avantajını çok iyi kullanmasına, belediye hizmetlerinin ancak iktidar gücü ile yapılabileceği yoksa hizmet edemeyecekleri tehditlerine, devletin “Sosyal Yardımlaşma”, “Belediye Yardımları”, “Bedava Sağlık” “Memur Alımları” ve “Bedava Kitap” hizmetlerine rağmen oylarını yerel seçime göre % 3, genel seçime göre % 8 eritmeleri büyük bir hezimet sayılmalıdır. Bu imkânları ellerinden kaçırdıkları zaman meclise dahi girmeleri zordur.
“AKP’nin 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde % 40’ın altına düşmesi halinde erimeye başlayacağı” tezi önümüzdeki günlerde gerçekleşme sürecine girecektir. AKP’nin erimesi demek SP’nin büyüme sürecine girmesi ve oylarını artırması demektir. Ne de olsa AKP SP’nin yaramaz ve söz dinlemez çocuğudur. Sıkıntıya düşünce baba ocağına kapağı atacaktır.
AKP’ bu yerel seçimlerde de en çok şımarttığı kesimlerin ihanetine uğramış, umut tüccarlığı ile en fazla mağdur ettiği Orta Anadolu’nun muhafazakâr çiftçi ve esnafının desteğini almaya devam etmiştir. Ancak bundan sonra şayet çiftçi ve esnafın yüzünü güldüremez ve Anadolu insanının manevi değerlerlerine hizmet etmezse halkın bu kesimini de Saadet Partisi’ne kaptırarak kendisini yok edecektir.
Önümüzdeki seçim tarihine kadar Türkiye’de büyük bir değişim ve iktidar partisi olan AKP’den kaçış süreci yaşanacaktır. Ergenekon Örgütünün deşifre edilmesi ve örgüt üyelerinin yakalanması ve mahkeme süreci “İrtica ve Lâiklik” tartışmalarını bitirmiştir. Bundan sonra “Ekonomik Kriz” “Yoksulluk” “Yasaklar” ve “Yolsuzluk” tartışmaları daha da güçlenerek gündemi meşgul edecektir. Siyasilerin bu sorunlara çözüm paketleri hazırlamaları gerekecektir. Halkın karşısına çıkmak ve toplumu ikna etmek buna bağlıdır.
Türkiye’nin siyasi gerçeği Bediüzzaman Said Nursi’nin “Bu vatanda dört parti vardır” tespitinde saklıdır. Meşrutiyet, Cumhuriyet ve Demokrat dönemini yaşamış, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti siyasi gündemini yakından takip ederek fikir üretmiş, halka yol göstermiş ve siyasilerin bir kısmının hedefi ve diğer bir kısmının odağı olmuş bir ilim ve fikir adamının bu tespitini iyi anlamak ve değerlendirmek gerekir. 29 Mart 2009 seçimleri parçalanmış, ihtilallerle ve toplum mühendislerince oluşturulmuş, ANAP ile denenmiş ama başarılamamış bir siyasi yapının AKP ile de devam edemeyeceğini göstermiştir.
Türkiye CHP, MHP, DTP ve SP dörtlüsünün politikalarına terk edilmemelidir ve edilemez. Demokratlar, Liberaller ve Hürriyetçilerin ırkçı, marjinal, devletçi ve radikal partilere karşı DP etrafında birleşerek ülkenin önünü açmaları ve halka yeni bir ümit ışığı olmaları gerekir. Demokratların, Hürriyetçilerin ve Liberallerin bundan sonraki çalışmaları çok önemlidir. Dört parti’nin CHP, MHP/DTP ve SP kanadı tamam; ama DP kanadı eksiktir.
Siyasi yelpazede DP’nin olmayışı ülkenin marjinal partilere bırakılması ve ülkenin huzurunun kaçması demektir. Demokratlar buna müsaade etmemelidir. Etiketler: Seçim Yerel Seçimler AKP DTP DP MHP SP Tayyip Genel Seçim Güvenoyu Açılım |