Yazılarım
Soru - Cevap
Ahirzaman ne demektir? Bu zamanda ne yapalım ki kendimizi kurtaralım? | Ahirzaman ne demektir? Bu zamanda ne yapalım ki kendimizi kurtaralım? |
|
|
|
| Cumartesi, 02 Şubat 2008 | |
|
Soru: “Ahirzaman ne demektir? Bu zamanda ne yapalım ki kendimizi kurtaralım? Cevap: “Ahirzaman” tabiri peygamberimizden (sav) kıyamete kadar geçecek olan zamanı ifade eder. Çünkü peygamberimiz (sav) “Ahirzaman peygamberi”dir. Ahirzamanın geniş zaman diliminin başında peygamberimiz (sav) sonunda ise Mehdi vardır. Allah kelamı olan Kur’an-ı Kerimin lisanından zuhur ettiği peygamberimiz (sav) şeriatın sahibidir. Sünneti ile Şeriatın tatbikini gösterdi. Peygamberimiz (sav) Kur’anın tenzili için mücadele etti. Sahabeler ise te’vili için mücadele ettiler. İlk asır Tabiin ve Tebe-i Tabiin Şeriatın anlaşılması için mücadele ettiler. Sonra Tarikatlar peygamberin sünnetini yaymayı gaye edindiler ve ahlakını hayata geçirme mücadelesi verdiler. Sünnetten ayrılan tarikatlar hak yoldan da ayrılmış oldular. Böylece Dinin “Şeriat, Tarikat, Marifet ve Hakikat” denilen ve aslında bir bütün olan dört mertebesinden ikisi üzerinde Müslümanlar yoğunlaştılar. Asıl şeriatın ruhu olan “Marifet ve Hakikat”in anlaşılması ve izahı ise Mehdi’nin vazifesidir. Bunun için peygamberimiz (sav) ahir zamanda gelecek olan Mehdi’den çok bahsetmiş, ve ümmetini onun etrafında toplamak istemiştir. Bu Mehdinin şahsından ziyade temsil ettiği davasının ve izah ve isbat ettiği “Tevhit” dersinden dolayıdır. Mehdi tevhidi aklî ve ilmî deliller ile isbat edeceği için Hz. İsa (as) da bu hususta Mehdi’ye dolayısıyla Kur’ana tabi olacaktır. Mehdi de Siyasi ve İçtimai hususları Hz. İsa (as)ın Kur’ana tabi olan temsilcilerine bırakacaktır.
Mehdi vazifesi gereği telif edeceği eserleri ile dinin, yani Kur’anın insanlığa verdiği Marifetullah ve Hakikat dersini anlayacakları dilde, zamanın ilcaatına uygun bir şekilde ders verecektir. İnsanlık onun Kur’an’dan verdiği dersi dinlemezler ise sıkıntıdan kurtulamazlar. Bediüzzaman bunun için herkese, başkasının arkasından gitmeyin, “Kur’ana ve onun hakiki tefsiri olan Risale-i Nur’a talebe olun” tavsiyesinde bulunur.
Bu zamanda imanı kurtarmak, imanda terakki etmek, imanın gereği olan “Marifetullah” mertebelerinde ilerlemek, dinin, imanın ve Marifetullah’ın hakikatlerine ulaşmak isteyen Risale-i Nur’ları okumalıdır. “İmanda, ibadette” ve bu zamanın en mergup metalarından olan “Siyasette” istikametli yolu, muktesit mesleği takip etmek ve Allah rızasını, peygamberin övgüsünü kazanmak istiyorsa Bediüzzaman’ın telif ettiği Risale-i Nurları okumalı ve o istikamette hareket etmelidir. Risale-i Nur okuyanına bunları kazandırır.
Ancak dünyevi ikbal, mal ve makam, dünyaya ait menfaat beklentisi içinde olanlara Risalelerin vereceği bir şey yoktur. Çünkü o mal bu tezgahta satılmaz. İhlas ile Allah’ı tanımak isteyen kimseye Risale-i Nurlar kapılarını açar ve kendisini ona anlatır.
Yapılacak olan şey iki cihan saadetinin membaı olan imanı elde etmek, imanı her nevi tehlikeden muhafaza etmek ve iman ile kabre girebilmek için her gün hiç olmazsa 5-10 sahife Risale-i Nur’u okuyarak, anlamak ve anlatmak için üzerinde araştırma yaparak yazmak ile meşgul olmaktır. Böylece “Risale-i Nur Talebesi” unvanını alır ve bütün Nur Talebelerinin kazançlarına hissedar olur. Cüz’i çalışması ile külli ve cihanşümul hizmette hissesi bulunur.
Ahir zamanın Rıza-ı İlahiye muvafık ve muvaffakiyetli, semeredar hizmeti budur. Allah bizleri bu hizmette daim eylesin. Amin !
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|