Yazılarım
Soru - Cevap
Cennetin En Yüksek Tabakaları Hangileridir? | Cennetin En Yüksek Tabakaları Hangileridir? |
|
|
|
| Salı, 05 Şubat 2008 | |||||
Sayfa 1 Toplam: 3 Soru: Cennetin en yüksek tabakaları kaç tanedir? Cevap: Bağlık, bahçelik ve içinden suların fışkırdığı bahçe anlamına gelir cennet kelimesinin anlamı. Bu ahirette Allah’a iman eden ve Allah’tan korkan muttakiler için hazırlandığını yüce Allah Kur’an-ı Keriminde açıkça ifade etmektedir. (Âl-i iman, 3:133) Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde Cennet, çeşitli şekillerde tasvir edilmiştir. Bilhassa Kur'an-ı Kerîm'de ağaçları altından ırmaklar akan Cennetler şeklinde anlatılmaktadır. "Cennet takva sahiplerine, yaklaştırılmıştır. İşte size va'dolunan Cennet'tir ki, O, Allah'ın taatına dönen onun emirlerine riayet eden çok esirgeyici Allah'a bütün samimiyetiyle gıyaben saygı gösteren, hakkın taatına yönelmiş bir kalble gelen kimselere aittir. " (Kâf, 50:31–33) "Tövbe edenler, iyi amel ve harekette bulunanlar Cennet'e, çok esirgeyici Allah'ın kullarına va'd buyurduğu Adn Cennet'lerine gireceklerdir. Onun vadi şüphesiz yerini bulacaktır. Orada selâmdan başka boş bir söz işitmeyeceklerdir. Orada sabah, akşam rızıkları da ayaklarına gelecektir. O, öyle Cennet'tir ki biz ona kullarımızdan gerçekten müttakî olanları vâris kılacağız." (Meryem, 18:60–63) Cennet, bu dünyada yapılan iyiliklerin ahirette Allah tarafından verilen karşılığıdır. Kur'an'da Cenâb-ı Allah şöyle buyurmaktadır: "Adn Cennetleri vardır ki altlarından ırmaklar akar. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar. İşte günahlardan temizlenenlerin mükâfatı budur." (Tâhâ, 20:76) Kur'an'da Cennet'in nimetlerinden bazıları şöyle anlatılır: “Altlarından ırmaklar akan, birbiri üzerine bina edilmiş yüksek köşkler (ez-Zümer, 39:20), güzel meskenler (et-Tevbe, 9:72) “Türlü ağaç ve meyvelere, akar kaynaklara, görünüş ve kokusu güzel, isteyenlerin yanına kadar sarktığından koparılması kolay, türlü bol meyvelere sahip (er-Rahmân, 55:58–54) Gönlün çekeceği her türlü yemek ve etler, türlü kokulu içecekler, temiz şaraplar ve çeşit çeşit tükenmez nimetleri içeren bir mekândır. "Onlara Cennet'te bir meyve, içlerinin çekeceği bir et verdik " (et-Tûr, 52:21) "Canların isteyeceği ve gözlerin hoşlanacağı ne varsa, hepsi oradadır. Siz de orada devamlı olarak kalacaksınız. İşte bu, sizin çalıştığınız ameller sebebiyle mirasçı kılındığınız Cennet'tir. Sizin için orada çok meyveler vardır, onlardan yiyeceksiniz." (ez-Zuhruf 43:71–73) Cennet'te hayat sonsuzdur, kin yoktur, boş lâf ve günah'a sokacak söz işitilmiş. "Biz o Cennetliklerin kalplerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar. Orada kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir" (el-Hicr, 15:47–48) "Onlar Cennet'te ne bir boş laf işitirler ne de bir hezeyan. Ancak bir söz işitirler: Selâm!" (el-Vâkıa, 56:25–26) Cennet nimetleri insan hayalinin erişemeyeceği güzelliktedir. Cennet'i aslında dünya ölçüleriyle tarif etmek mümkün değildir. Bununla beraber Cennet'teki eşsiz nimet ve saltanatı anlayabilmemiz için Allah Teâlâ onu bize şu şekilde tasvir etmiştir: "İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger. Yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir. Sabretmelerine karşılık onlara Cennet'i ve oradaki ipekleri lütfeder. Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar. Ne yakıcı sıcak görürler orada, ne de dondurucu soğuk. Ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur. Yanlarında gümüş kaplar ve billur kâselerle, gümüşî beyazlıkta şeffaf kupalarla dolaşılır ki Cennet sakinleri bunlara dolduracakları Cennet şarabını Cennet'teki insanların iştahları ölçüsünde tayin ve takdir ederler. Onlara orada bir kâseden içirilir ki karışımında zencefil vardır. Bu şarap orada bir pınardandır ki adına Selsebil denir. Cennettekilerin etrafında öyle ölümsüz genç nedenler dolaşır ki, onları gördüğünde kendilerini etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın. Ne yana bakarsan bak, yığınla nimet ve ulu bir saltanat görürsün. Üzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır. Gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz içecekler içirir. Onlara: "İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer" denir. " (el-İnsan, 76.11–22) |
|||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|