Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Soru - Cevap arrow Deccal İle Nasıl Mücadele Edilmelidir?
Advertisement
Deccal İle Nasıl Mücadele Edilmelidir? PDF Yazdır E-posta
Salı, 05 Şubat 2008
Yazı Index
Deccal İle Nasıl Mücadele Edilmelidir?
Sayfa 2


Bediüzzaman hazretleri birkaç hadsin manasını bir lafızla da ifade etmiş olabilir. Çünkü buna mümasil pek çok hadis vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
 
1.    “Peygamberimiz (sav) bir gün Deccaldan o derece bahsetti ve icratlarını anlattı ki biz onu Medine’nin hurma bahçelerinde zannettik. Dağılıp gittikten sonra telaşla yine yanına vardık. Bizim telaşımızı anladı ve “Ne var, niçin telaş ediyorsunuz?” diye sordu. Biz de “Siz sabah bize Deccal’dan o derece bahsettiniz ki biz onu Medine’nin hurmalıkları arasında zannettik” diye cevap verdik. Bunun üzerine buyurdu: “Benin sizin için en fazla korkutan şey Deccal’ın çıkmasıdır. Şayet o benim içinizde bulunduğum zaman çıkarsa ben delil ve hüccetler ile onun davasını iptal ederek sizi onun şerrinden kurtarırım. Şayet benden sonra çıkarsa herkes kendini onun şerrinden korumaya çalışmalıdır. Allah her Müslüman üzerine benim vekilimdir.”

Bediüzzaman delil ve hüccetler ile Deccal’ın “inkâr-ı Ulûhiyet ve iptal-i Şeriat-ı Ahmediye” davasını çürütmek için siyaseti bırakarak, hayat-ı içtimaiyeyi terk edip yalnız imanı kurtarmak yolunda vaktini sarf ettiğini ifade etmektedir.

2.    Peygamberimiz (sav) Deccal’ın şerrinden korunmak için Allah’a sığınmak ve dua etmek lazım geldiğini öğretir. Allah elbette kendisine sığını korur. Çünkü o deccal “dinin zayıf olduğu, ilmin yetersiz hale geldiği bir zamanda ortaya çıkar.”  Bundan dolayı peygamberimiz (sav) namazın teşehhüdünden sonra ve selam vermeden önce şöyle dua etmemizi öğretmiştir. “Allahım! Cehennem azabından, kabir azabından, ölümün ve hayatın fitnesinden ve Mesih-i deccalın fitnesinden sana sığınırım, beni koru!”

Ayrıca “Kehf suresini okuyanın onun şerrinden korunacağını belirtir.  Kehf suresi ise Ahir zamanı ve Tevhit, Haşir gibi iman hakikatlerinin ispat edildiği ve misaller ile bu hususların açıklandığı bir suredir.
 
3.    Deccal’a mümkün mertebe yakınlaşmamayı tavsiye eden peygamberimiz (sav) “Çünkü bir adam mümin zannederek onun yanına gider ve beraberinde biraz kalırsa onun fitesine uyar ve ondaki şüpheler ile ona tabi olur”  buyurur. Bu şekilde Deccal’a tabi olana da “Hiçbir hayırlı amelinin fayda vermeyeceğini”  belirtir. Çünkü şerli deccal’ın fitnesine uyan hayırlı insanlar sayesinde insanlar deccalın iyi biri olduğunu düşünerek onun rejimini devam ettirirler. Bu da Müslümanların deccal tarafından ezilmesine ve zarar görmesine sebep olur.

4.    Deccal ehl-i nifak bir cemaatin başına geçer. Tahripkâr bir rejim kurar. Şeriat-ı İslamiyeyi tahribe çalışır. Bu müthiş cereyan-ı münafıkaneyi Âl-i Beyt-i Nebevîden olan Hz. Mehdi tahripkar rejimine ve yaydığı fikirlerine ve inkarlarına karşı mücadele ederek kurduğu cemiyet ile Kur’anın manevi mucielerini ve elmas kılıç hükmündeki delillerini, hüccetlerini ortaya koyarak öldürüp dağıtacaktır.

5.    Son olarak hadiste Mehdi mücadelesini “Tesbih ve tekbirler ile yapar”  buyrulmaktadır. Bunun anlamı da yine İman hakikatlerinden olan “Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahü Ekber ve Lâ ilâhe illallah” kutsi kelimelerinin anlamını herkesin anlayacağı şeklide anlatmasıdır. Anlatmak anlamaktan çok zordur. Bunu ancak Mehdi yapabilir. “Fehim efhemden esheldir” denilmiştir. Bu da deccala karşı Kur’anın elmas kılıncı olan i’caz-ı manevisi ile mücadele etmenin en güzel şeklidir.  Bu her ferdin imanının inkişafı için bireysel olarak çalışmasını gerektirir ki peygamberimizin (sav) “Deccal benden sonra çıkarsa herkes kendini onun şerrinden korumaya çalışmalıdır”  ifadesine uygundur.


 
< Önceki   Sonraki >