Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Soru - Cevap arrow Dua Ederken Evliya'yı Vesile Yapabilir Miyiz?
Advertisement
Dua Ederken Evliya'yı Vesile Yapabilir Miyiz? PDF Yazdır E-posta
Cuma, 15 Şubat 2008
SORU:
Dua ederken bir evliyayı vesile ederek dua etmek mi lazımdır? Ayette açıkça geçen hüküm farz olur. Ama mezhep imamlarının sözleri de bildirdikleri de farz oluyor (guslün farzı 3’tür; ama Kur’an’da yazmıyor. İmamlar öyle dediği için öyle mi oluyor)

CEVAP:
Dua ederken bir vasıtaya gerek yoktur. İnsan her yerde hazır ve nazır olan, her şeyi gören, bilen ve işiten ve kalplerden geçeni bilen Allah’a halis bir niyetle ve iman ile her yerde ve her halinde dua eder ve Allah bunu işitir, kabul eder. Ama illa da istediğini vermeyebilir. Vermek onun hikmetine tabidir. Ahirette ise mutlaka dünyada yaptığı her duasına cevap verir ve kabul eder. Dua bir ibadettir ve ibadetin özüdür, iliğidir. Peygamberimiz (sav) böyle buyurmuştur. Ancak duada evliyayı vesile etmek caizdir. Yani kişi “Allah’ım senin peygamberin ve sevgili kullarından falan ve filanın duasını kabul ettiğin ve ona istediğini verdiğin gibi bana da ver, benim de duamı kabul et” diyebilir ve bu caizdir. Yani vacip değildir, sünnet değildir, caizdir. Bunda bir günah yoktur, yanlış değildir. Ama illa da gerekli de değildir.

Allah’ın kesinlikle emrettiği şey farzdır. Kur’anda ayetle açıkça emredilmeyen şeye farz denmez. Kur’an ayetinde ima ve işaret var ve kesinlik yoksa bu farz olmaz, vacip olur. Kurban kesmek ve bayram namazı kılmak gibi. Çünkü Kevser Suresinde “Kan akıt, namaz kıl” emri vardır. Bu emir ima ile olduğu için Kurban ve Bayram namazı vacip olmuş, farz olmamıştır. İmamların sözü ile farz ve vacip ve sünnet olmaz. İmamlar Allah’ın kesin emrine farz, kesin olmayan emrine vacip, peygamberimizin kesinlikle yaptığı şeye sünnet derler.

Gusl etmek Allah’ın “Cünüp olan guslederek temizlensin” (Maide Suresi, 5:6) ve “Cünüp olan gusledinceye kadar namaza yaklaşmasın” (Nisa Suresi, 4:43) ayeti ile emredilmiştir. Gusl demek ihtilafsız tüm vücudu yıkamaktır. Tüm vücudu su ile yıkamak farzdır. Bunun için İmam-ı Şafi Gülsün farzı ikidir. Birincisi niyet etmek. Çünkü davranışlar, ameller niyet ile ibadet olur. Bunun için Şafiye göre niyet ibadetin şartıdır. Dolayısıyla Allah’ın emrine uyma niyeti olmayan davranışlar ve ameller ibadet adını almaz. Bunun için sadece namazda değil, tüm ibadetlerde abdestte, gusulde niyet farzdır. Diğeri de bütün bedeni yıkamaktır. İmam-ı Azama göre ise bütün bedenden maksat insanın dış azalarıdır. Ağız ve burun da dış aza sayılır. Bunları da yıkamak farzdır der. Burada emredilmeyen ve imamların kendi kafalarından çıkan bir hüküm yoktur.

İmamlar Allah’ın emrini nasıl yapacağımızı bize gösteren alimlerdir. Peygamberimizin (sav) nasıl yaptığını araştırarak Allah’ın emri ile peygamberin sünnetini ayırmış ve bize kolaylık göstermişlerdir. Allah’ın emrini eksiksiz nasıl yapacağımızı göstererek bizi şüphelerden de korumuş olurlar.
 
< Önceki   Sonraki >