Yazılarım
Soru - Cevap
Hiçbir Dine İnanmayan İnsan Olmaz mı? | Hiçbir Dine İnanmayan İnsan Olmaz mı? |
|
|
|
| Salı, 05 Şubat 2008 | |||||
Sayfa 1 Toplam: 3 Soru: Hiçbir dine kendini mensup hissetmeden inanan insan olamaz mı? Eğer olamaz ise henüz İslamiyet gelmeden önce Müslüman olarak doğmayan İslam peygamberi dahi hayatının önemli bir bölümünde Müslüman olmadan yani hiçbir dine mensup olmadan inancını nasıl oluşturdu? Yeryüzündeki mevcut uygulanan din kurallarını kabul edilmemesini inançsızlık olarak gören zihniyet ne denli büyük bir yanılgıya düşmüş olmuyor mu? Cevap: Din, insanın ve kâinatın yaratılış gayesini bildiren ve yaratıcısını tanıttıran ölüm ve ötesinin sırlarını açıklayan, insanı dünya ve ahiret saadetine ulaştıran prensipleri ihtiva eden, akla ve vicdana doğru yolu gösteren, Allah tarafından peygamberleri aracılığı ile vahyedilmiş ilahi hakikatler mecmuasıdır. Dinin en önemli unsuru İman’dır. İmanın temeli ise Allah’ın varlığına birliğine, her şeye kadir olduğuna ve Allah’ın dünyayı fani olarak yarattığına, insanı mahlûkatın en şereflisi olarak yarattığına, kıyametin kopup dünyanın harap olacağına, her şeye kadir olan Allah’ın insanları ahiret âleminde yeniden dirilterek dünyada yaptıklarından hesaba çekeceğine, iman edip salih amel işleyenleri cennetle mükâfatlandıracağına, asileri cezalandıracağına inanmaktır. Bu iman olmadan din olmaz. Bütün diğer iman esasları da, amel ve ahlakla ilgili hükümleri de bu imanın iki temel esasına dayanır. Allah’a iman ve ahirete iman. İnanan insan inancının gereği olarak ibadetini yapacak, mükâfatını ahirette Allah’tan bekleyecektir. Ahlak kurallarına dinin emri olduğu için uyacak ve mükâfatını ahirette Allah’tan bekleyecektir. Yaptıkları iyilik ve yardımları karşılıksız yapacak ve mükâfatını ahirette Allah’tan isteyecektir. Kötü düşünce ve davranışlarından cehennem korkusu ile kaçacak ve ahirette Allah’ın kendisini hesaba çekeceğini unutmayacaktır. İşte imanın gereği budur. Şimdi sorulan şudur: “Siz sadece İslam dinini anlatıyorsunuz. Yahudilik ve Hrıstiyanlık dini ile ilkel dinlerde de aynı şeyler yok mudur? İnsan herhangi bir dine inansa dindar olmak için yeterli değil midir? Sonra bize ‘din bir hayat tarzıdır’ Dini biz ‘insanların inanışları ve dini ayinleri” diye ders kitaplarında öğretilmektedir. Maalesef “Din Kültürü” kitaplarında da böyle anlatılmaktadır. Gerçekte ise “Din Allah tarafından melek Cebrail vasıtası ile peygamberlerine, dolayısıyla insanlara Allah’ın mesajıdır.” Bu mesajın ana teması, dünyanın ve insanın yaratılış amacını içerir. Bu mesaj gerçeğe, akla ve mantığa uygundur. Gerçeklerden gafil ve yaratılış amacından cahil insanlara bir öğüttür. Gerçek ise şudur: Kâinat ve eşya bir zamanlar yoktu. Sonradan yaratıldı. Öyle ise yaratıcı bununla neyi amaçladı? Yaratılan varlıklar bir müddet bu fani dünyada yaşadıktan sonra ölüme ve yokluğa mahkûmlar. Öyle ise niçin dünyaya gönderiliyorlar? Varlıklar içerisinde tüm varlıklara tasarruf eden ve eşyaya hükmeden insandır. İnsan ise bir noktada varlıkların en acizi ve en muhtacı, en çok düşmanı olan ve ihtiyacı sonsuza kadar uzanan, kabiliyet ve istidadı çok geniş bir varlıktır. Ömrü kısa olup her an ölüm ile karşı karşıyadır. Pek çok sıkıntı, ızdırap ve hastalıklar, bela ve musibetler ile uğraşmaya mahkûmdur. Acaba neden? Ölüm insanlığın en mühim meselesidir. Ölümden sonra yeniden bir hayat var mıdır? Varsa niçin vardır? Nasıl bir hayattır? Dünya hayatına benzer mi? gibi insanı meşgul eden ve kendisi için çok önemli bulunan pek çok suallerin cevabını içerir. Din gerek ilahi mesaj olan kitaplar vasıtasıyla, gerekse peygamberlerin bu kitapları açıklaması babından insanın merak edip de aklı ile bulamadığı pek çok meseleyi çözerek insanı rahatlatır, dünyanın ve insanın yaratılış amacını öğretir, ahiret hayatından haber verir ve bu iki hayatın huzur ve mutluluğunu kazanmanın yollarını gösterir. Bunun dışındaki düşünce ve görüşler din değil felsefi birer düşünceden başka bir şey değildir. Yüce Allah ilk insan olan Hz. Adem (as) dan bu güne kadar insanlığa bu mesajı getiren 124.000 peygamber göndermiştir. Bunların içinde kendilerine kitap verilen üç büyük peygamber vardır. Bunlar Hz. Musa (as) Hz. İsa (as) ve Hz. Muhammed’dir. (sav) Hz. Musa (as) ile Hz. İsa’nın (as) getirdiği kitabı ve mesajı zamanla devlet adamları ve din adamları dünyanın geçici kaygıları ve menfaatleri yüzünden değiştirmişlerdir. Yahudiler ahirete imanı dinlerinden çıkarmışlar ve dinlerini tamamen dünyevi amaca indirgemişlerdir. Böylece dinlerini amaçları dışına çıkarmışlardır. Yüce Allah da son peygamber ve son kitabı göndererek yukarda ifade ettiğimiz dinin mesajını daha detaylı ve akla mantığa uygun ispat ederek insanlara göndermiştir. Din amacı dışına çıkınca din olmaktan çıkar, felsefi görüş ve beşeri düşünceden öteye gitmez. Bu durumda elbette fonksiyonunu icra etmez ve insanlar üzerinde müessir olmaz. Amacı dışına çıkan her şey etkisini yitirir. Din de bundan kendisini kurtaramaz. |
|||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|