Yazılarım
Soru - Cevap
HİDAYET VE DALALETİN ALLAHTAN OLMASI NE DEMEKTİR? | HİDAYET VE DALALETİN ALLAHTAN OLMASI NE DEMEKTİR? |
|
|
|
| Pazar, 08 Haziran 2008 | |
|
Soru: Hidayet ve Dalaletin Allah'tan olması ne demektir? Cevap:
Hidayet büyük bir nimettir, ruhun cennetidir ve ebedi saadetin vesilesidir. Allah hidayet nimetini insanlara peygamberleri, kitapları ve insanların da bunları istemeleri, kalplerini gönüllerin, kafalarını ve beyinlerini çalıştırmaları şartı ile vermektedir. Kişi ilim öğrenmez, kur’an okumaz ve imana, islama ve gerçeğe dair bilgileri elde etmek ve hidayeti bulmak için çaba sarf etmezse rızkı ve şifayı vermediği gibi hidayeti de vermez. Ne mecburiyeti var? Bütün ayet ve hadislerde kesin olarak cennetin iman ve salih amel ile cehennemin de küfür ve isyan ile kazanıldığı açıkça ifade edilmektedir. Hiçbir kimseye Allah küfür ve inkâra, isyan ve tuğyana zorlayarak zulmetmediği ve zulmetmeyeceği gibi, hiç kimseye de hidayeti durup dururken vermez ve bu haksızlığı yapmaz. Kişi iradesi ile ister, yetmez öğrenir, çaba sarf eder, yetmez ibadet ve dua ile Allah’tan yardım ister, yetmez, günahlardan kaçarsa o zaman hidayeti hak eder ve Allah da ona “Çalışmasının karşılığı olarak” (Necm, 53:39–40) verir. Çalışmadan kim ücreti hak eder ve kim kime karşılıksız bir şey verir? Bunu insanlar arasında bir kural olarak koyan Allah elbette kendisi de insanın çalışması ve hak etmesi ile ancak cennet ve cehennemi ona yazar. Nitekim hadis-i şerifte “Allah imanı yarattı ve onu güzel huylar ve Salih ameller ile takviye etti. Küfrü yarattı ve onu da kötü huylar ile takviye etti.” (İhya, 3:116) buyurulmuştur. Bu hadise göre küfür ve iman Allah’ın takdiridir. Ama bunları kesbetmek insanın iradesi iledir. Allah küfrü isteyene verir, insan kötü düşüncesi, cehaleti, nefis ve şeytana aldanması ve kalbine şeytandan gelen telkinleri ile tercih eder, sonra onu kötü huy ve kabiliyetlerle güçlendirir ve küfrünü artırır. İman da öyle.. Bediüzzaman hazretleri “Allah onların şerlerini hayra çevirir” (Furkan, 25:70) ayetini izah ederken meseleyi kabiliyet ve istidat olarak ele alır ve der ki “Allah onların şerre çalışan kabiliyetlerini imana ve islama, hayra çevirir.” Yani insan Allah’ın kendisine verdiği kabiliyetleri, aklı, zekâsı ve duyguları ile şer işleyecek iken hayırlı işleri yapmaya yönelir. Burada günahları Allah sevap olarak yazar şeklinde anlamak çok yanlıştır. O zaman imanlının işlediği günahları Allah sevap olarak yazar anlamı çıkar ki bunun ne kadar yanlış olduğu malumdur. Öyle ise doğru yorum Bediüzzamanın yorumudur. “İnsandaki nihayetsiz kabiliyet-i şer kabiliyet-i hayra ınkılab eder.” (Sözler, 512) Bir cetvel güneşin karşısında eğrilirse her şeyi eğri çizer. Bir terazi bozulursa her şeyi noksan tartar. Bir ölçü bozulursa her şeyi yanlış ölçer. Bir insan inancını düzeltmeden kur’anı okursa her şeyi yanlış anlar ve yanlış değerlendirir. Böyle biri freni patlayan ve yokuştan aşağı hızla ilerleyen bir kamyon gibi ne yapacağı ve nerde duracağı belli olmaz. O zaman bunların şerrinden Allah’a sığınmak gerekir. Sapık bir cereyana kapılan kimsenin hidayeti bulamamsı ve gerçeği görememesinin sebebi budur. Bunun için kişi çok çalışmalı ve hidayeti aramalıdır ama bulmak için de Allah’a yalvarmalıdır. Allah hidayet vermezse gerçeği göremez. Allah bizi yanlış inanç ve düşüncelerden ve bunların sebep olduğu şer ve kötülüklerden korusun! Amin! Etiketler: Hidayet Allahtandır Dalalet Allahtandır Şifa Rızık Şerrin hayra dönüşmesi |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|