Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Soru - Cevap arrow KALBİN DEĞİŞMESİ NASIL OLUR VE KADERİ NASIL ETKİLER
Advertisement
KALBİN DEĞİŞMESİ NASIL OLUR VE KADERİ NASIL ETKİLER PDF Yazdır E-posta
Pazar, 08 Haziran 2008

Soru:

Kalbin değişmesi ne demektir ve kader nasıl hakimdir?

Cevap:

Kalb Allah’ın parmakları arasındadır ve devamlı olarak değişir. Bu değişim kişinin iradesi ve isteği doğrultusunda olur. Burada da insanın özgür iradesi söz konusudur. Kalbde şeytani ve melekî hasletlerin galib olması ve şeytanın ve meleğin sesine kulak vermesi insanın iradesinin eseridir. Yüce Allah “Biz ona takvayı da fücuru da ilham ettik” (Şems, 91:8) ayetine göre kalbi bir üfleme merkezi yaparak insanı imtihana tabi tutmasını, şeytanı ve meleği kalp telefonuna hayrı ve şerri üfleyen birer vasıta yapması hep imtihanın gereğidir. Yüce Allah bununla “İyiye yönelerek hayrı yapanı tezkiye ederek temizleyip kurtarırken, kötüye meyleden ve bunu işleyeni de hasarete düşürerek pişman etmektedir.” (Şems, 91:9–10)

 
Allah’ın parmakları demek Allah’ın hayır ve şer iradesi demektir. Allah’ın bu iradesi şeytan ve melek şeklinde tecelli eder. Kişinin taat ve masiyeti kalb hazinesinden gaybdan şuhuda çıkar ve insan hayır ve şerre meylederek sağdan sola, soldan sağa döner durur. Burada insanın karşısına aklı, bilgisi ve iradesi çıkar. İmanı kuvvetli ve bilgisi sağlam ise onu şerden ve şeytandan korur. Yoksa şeytana aldanır. Nefis zaten bedenî zevklere meyyaldir ve daima bunu ister. Nefsi bu bedenî zevklerden koruyan imanı, haram ve helal bilgisi, Allah korkusudur. Kalp bütün bu mücadelelerin yapıldığı bir muharebe meydanıdır. Burada melekî hasletler şeytanî duygulara galip gelirse kişiyi hayra yönlendirir, aksi olursa şerre yönlendirir.


Ezelî mukadderat ise bütün bunları bilen ve her şeye hükmeden Allah’ın takdir ettiği şekilde cereyan eder. Kişi ahrette bakar ki Allah’ın ezelde takdirine göre iradesini kullanmıştır. Bu orada bilinecek bir husustur. Bunu dünyada bilmemiz imkânsızdır. Çünkü senaryoyu yazan bilir ama oynayan ancak hangi sahnede rol almışsa bu rolünü bilme hakkına sahiptir ve rolünü de isteyerek ve severek oynar. Rol alırken onu zorlayan mücbir bir sebep yoktur; bunun için de sorumluluk kendisine aittir. Burada asıl rol oynayan kişinin hür iradesidir. Yüce Allah ezelde bu irademize göre hükmetmiştir. Allah’ın takdiri irademize uygundur.

 
< Önceki   Sonraki >

Asırların Rehberleri: Mücedditler

Hz. İsa ve Günümüz İsevileri

CİHAD

Din, Akıl ve İslam

CUMHURİYETİN MANEVİ TEMELLERİ