Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Soru - Cevap arrow Levh-i Mahv ve İspat Ne demektir?
Advertisement
Levh-i Mahv ve İspat Ne demektir? PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 27 Şubat 2008
Sual:
Levh-i Mahv ve İspat ne demektir?

Cevap:
“Levh-i Mahv ve İspat” Yoktan yaratma ve yok etme levhasına verilen bir isimdir. Yoğu var etmek, varı yok etmek Allah’a mahsustur. Yokluktan yaratan, var olanı tekrar yokluğa mahkum eden yüce Allah bu sebepler dünyasında ilminin, iradesinin ve kudretinin eserlerini ortaya çıkarması için sebepleri yaratarak bu sebepleri tekrar yok etmesine kaynak olan bu dünyanın zaman levhalarıdır.

Levha, üzerinde iş yapılan şeydir. Esas olan levha değil, üzerindeki yapılan iştir.
Mesela uzay boşluğu yıldızların ve gezegenlerin ortaya çıkarak görevini yaptıktan ve işini bitirdikten sonra tekrar yokluğa mahkum olmaktadırlar. Aynı şekilde atmosfer bir levhadır. Üzerinde bulutlar, yağmurlar ve şimşekler oluşmakta, bir anda ortaya çıkarak bir anda yok olmaktadır. Yeryüzü bir levhadır; orada ise bitkiler, hayvanlar ve tüm canlılar vücuda gelmekte, görevini ifa etmekte ve sonra yeniden yok olmaktadır. Buna “doğum, büyüme ve ölüm” denmektedir.

Yüce Allah’ın iki günü vardır. Biri dünya, diğeri ahiret günü. İki âlemi vardır. Biri gayb âlemi, diğeri şahâdet âlemi. İki kitabı vardır. Biri, İmam-ı Mübîn denilen gayb âleminin levhalarını içine alan görünmeyen kitabı, diğeri ise Kitab-ı Mübîn denilen şahadet âlemi. Bu görünen şahadet âlemindeki tüm varlıklar âlem-i gaybın açılıp kapanmasıdır. Bediüzzaman bunu “Görünmeyen bir mürekkeple yazılan bir kitabın üzerine sürülen bir ilaçla bir anda görünmesine” benzetmektedir.

Yüce Allah bu dünyayı bir “Levh-i Mahv ve İspat” halinde yaratmıştır. Her gün bir âlem gelir biri gider kaybolur. Aynı şekilde her ay, her sene ve her asır bir “Levh-i Mahv ve İspat” levhasıdır. Bu dünyada teşhir edilen ve zî-şuurun nazarlarına gösterilen levhalar, daha sonra ebedî âlemde ebedî manzaralar olarak bekaya kalbolmak için âlem-i gayba gönderilmektedir.

Bu şahadet âlemi olan dünyada zaman şeridi üzerinde ortaya çıkan varlıkların alt yapısını atomlar teşkil etmektedir. Atomlar alem-i şahadeti şenlendiren varlıkların oluşumuna ve hareketine sebep olmaktadır. Bu atomlar devamlı işleyerek bütün varlıkların bütün faaliyetlerinde, en alt kısımdan başlayarak en üst kısımda kadar her yerde yerlerini almaktadırlar. Bütün buralarda çalışan bu atomlar elbette cismani olan ahiret hayatının temel yapı taşlarını oluşturacaktır. Zerreler gayb âleminden gelerek şahadet âleminde faaliyet göstermekte ve tekrar bir başka oluşumu meydana getirmek için halden hâle ve şekilden şekle, canlıdan canlıya geçmektedir.

Zaman ipine takılan bu levhalar devamlı olarak yenilenmektedir. Ancak bu atomlar alem-i gaybda bulunan kader kalıpları üzerinde olmaktadır. Kader kalıbı olmazsa atomların şekil almaları ve düzenli bir şekilde görünmeleri mümkün olmamaktadır. İlim kader kalıplarını oluşturmakta, kudret de bu kalıba göre vücut elbiselerini dikmektedir.

Kelime-i Tevhit Levh-i Mahv İspatın ifadesidir. “Lâ İlâhe” bütün varlıkları ve âlemleri mahvederek “şirki” ortadan kaldırıp mahvederken, “İllallah” kelimesi de “Tevhidi” ispat etmektedir. Böylece bütün vücut âlemleri ispat levhası olurken, bütün adem ve esbap âlemlerini mahvetmektedir.

Sonuçta
dünya hayatı bir mahv levhası olarak fena bulurken, ahiret âlemi ebediyete kadar vücut ve hayrın ispat levhası olmaya devam edecektir.

 
< Önceki   Sonraki >