Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Soru - Cevap arrow Peygamberlerin Peygamber Olduklarının Delilleri Nelerdir?
Advertisement
Peygamberlerin Peygamber Olduklarının Delilleri Nelerdir? PDF Yazdır E-posta
Salı, 12 Şubat 2008
Sual:
Peygamberlerin peygamber olduklarının delilleri nelerdir?

Cevap:
Peygamberlerin delilleri üzerlerinde taşıdıkları vasıfları, insanlığa getirdikleri hakikatleri ve mucizeleridir. İnsanlar akılları ile bu delillerden anlarlar ki onlar doğru söyleyen Allah’ın elçileridir ve ellerinde mucize vardır ve getirdikleri hakikatler insanların terakki ve tekâmülü, dünya ve ahiret saadeti için lazımdır. Onların yolu dışında kurtuluş ve terakki imkânı yoktur. Akıllı insanlar akılları ile bunu anlarlar ve anlamayanlara da anlatmaya çalışırlar. Anlayanlar kurtulurlar; anlamayanlar da helak olurlar. Allah’ın imtihan dünyasındaki hikmeti de böylece tahakkuk eder. Sonuçta Allah akıl sahiplerini cennete alır ve mükâfatlandırır, kafasız ve akılsızları da cehenneme atarak cezalandırır.

Bunun için yüce Allah bir kutsi hadiste buyurdu: “Akıldan daha değerli bir şey yaratmadım. Kime akıl vermişsem onu mutlaka cennetime almayı vaat ettim.”  Nitekim cehennem zebanileri cehenneme girenlere sorarlar: “Size Allah’ın elçileri gelmedi mi? Cehennemin dehşetini size anlatmadı mı?” Onlar derler ki: “Evet, geldi. Ama biz onları dinlemedik. Kafamızı ve aklımızı çalıştırmadık. Şayet aklımızı çalıştırsaydık ve peygamberlerin sözlerine kulak verseydik asla buraya gelmezdik.” 

Peygamberlik delillerinden birincisi:
Peygamberlerin vasıfları ve ahlakından doğan mucizedir. Bir insanın hayat boyu doğru, emin, güvenilir, günahsız ve akıllı olması imkânsızdır. Bu durum kendisinde varsa o mucizedir ve peygamberlerin doğruluğuna delildir. Ömür boyu istikamet ve kemal-i ahlak üzere bulunmak peygamberlere hastır.

İkincisi: Peygamberlerin insanlığa getirdiği hakikatler olan Tevhid, ilim, ahlak ve adalet prensipleri ve insanlığın terakki ve tekâmülüne yaptığı hizmetleri de onun nübüvvetine delildir. Peygamberlerin yolundan gidenlerin de peygambere itaatinden kaynaklanan istikameti ve insanlığın tekâmül ve terakkisine hizmeti peygambere aittir. Peygamberlerin getirdiği kitaplar ve sünnetini öğreten sözleri bunun delilidir.

Üçüncüsü ise Peygamberlerin gösterdiği mucizelerdir.
Mucize de ikiye ayrılır. Biricisi, İlmî mucizedir. Bu devamlıdır. Peygamberimizin Kur’an-ı Kerimi ve ona ait tüm hikmetler ve her asra mükemmel ders vermesi ve tüm meziyetleri o kitabın Allah’ın kelamı olduğuna delil olduğu gibi kitabı getiren peygamberin nübüvvetine de en mükemmel delildir. İkincisi Hissi Mucizelerdir: bunlar insanların hislerine,  gözlerine ve duygularına hitap eden mucizelerdir. İnkârcıların nübüvvet iddiasına delil olarak istedikleri mucizeler ile peygamberin Allah’ın yardımı ile ihtiyaç anında mü’minlerin imanını arttırmak ve münafıkları ihlâsa davet etmek için gösterdiği mucizeler de bunlardandır. Bediüzzaman 19. Mektupta bu hususları en güzel şekilde izah ve ispat etmiştir. Evliyanın kerameti de peygamberin hakkaniyetine delil olduğu için peygamberin mucizelerinin devamı sayılır.

Mucize “Olağanüstü hal ve olay” değildir. Allah’ın kâinata koyduğu kanunlara aykırı haldir. Bunun için mucizedir. Çünkü Allah’ın kâinata koyduğu kanunun hükmünü ancak Allah kaldırır ve bu durum Allah’ın fiili olur. Tabiat ve fıtrat kanunlarının keşfi ile bu kanuna uygun hareket ve fiiller harikadır ama mucize değildir. Nuh’un (as) gemisi mucizedir ama geminin suda yüzmesi mucize değildir. Çünkü suda yüzme “Suyun kaldırma kanununa uygundur” Mucize sadece nübüvvet delili olarak peygambere hastır. Ateş fıtratına zıt olarak yakmaması Allah’ın emri iledir ve peygamberin ricası ile olduğu için peygamberin mucizesidir. Sihirbazların sihirleri olağanüstüdür ama mucize değildir. Çünkü onlar civanın ve maddenin kanunlarını keşfederek harika yılanlar yapmışlardır. İnsanların gözünü boyamışlardır ama Musa’nın (as) elindeki asanın ejderha olup tüm sahirlerin sihirlerini yutması mucizedir. Çünkü asanın ejderha olmasını hiçbir tabiat kanunu ile izah edemezsiniz. Keza, Kızıl denizin yarılarak saatlerce hiçbir engel olmadan birbirine kavuşmaması Allah’ın fiilidir ve mucizedir. Bu durumu hiçbir tabiat olayı ve kanunu ile izah etmek imkânı yoktur. Ama duyuyoruz ki Tabiatçı ve Maddeci münkirler bunu izah etmek için bin dereden su getirmeye çalışmakla akıllı ve imanlı insanlar nazarında akılsızlıklarını ispat etmekte ve cehennemin lüzumuna delil teşkil etmektedirler.

Esasen “Tabiat Kanunu” dediğimiz olaylar da Allah’ın iradesinin tecellisidir ve mucizedir. Tabiatta her şey Allah’ın eseri ve taklit edilmez turası olmakla imanlılar nazarında mucizedir ama Allah’ın insana verdiği iradeyi ve cüz’ü ihtiyariyi adi bir sebep olarak görmek yerine, asıl sebep olarak görenlerin nazarında insanın fiili sayılarak inkârlarına delil olmaktadır. Her ne ise... Bediüzzaman’ın Tevhidin ispatına dair eserlerinin tümünde bu mesele çok açık ve net olarak izah edilmiştir.
 
< Önceki   Sonraki >