Yazılarım
Soru - Cevap
Vahiy Sadece Kur'andan İbaret Değil Midir? Vahyin Mertebeleri Nelerdir? | Vahiy Sadece Kur'andan İbaret Değil Midir? Vahyin Mertebeleri Nelerdir? |
|
|
|
| Perşembe, 28 Şubat 2008 | |
|
Soru:
İmam-ı Ali Radıyallahu Anhın en mühim ve en müdakkik üveysî bir şakirdi ve İslâmiyetin en meşhur ve parlak bir hücceti olan Hüccetü'l-İslâm İmam-ı Gazâlî (r.a.) diyor ki: "Onlar vahiyle Peygambere (a.s.m.) nazil olduğu vakit, İmam-ı Ali'ye (r.a.) emretti, 'Yaz'; o da yazdı, sonra nazmetti." Sekizinci Şua'da geçen bu cümlede anlayamadığım vahiy sadece Kur'an'dan ibaret değil mi? Bu cümleyi açıklar mısınız? Cevap: Vahiy Allah’ın varlıklara konuşmalarının tümünü içine alan bir kavramdır. Vahyin pek çok mertebeleri vardır. Peygambere gelen vahiyler her şeyden önce ikiye ayrılır: Birincisi “Vahy-i Metluv” yani okunan ve ibadet amacı ile okunan ferman-ı ilâhi olan vahydir ki bu Kur’ân-ı Kerimdir. Bunun hem lafzı hem manası Allah’a aittir. İkincisi, okunmayan ve kendisi ile ibadet edilmeyen vahiydir ki buna “Vahy-ı Gayr-i Metluv” adı verilir. Bunlar “Kutsi Hadisler”dir. Bunun manası Allah’tan sözleri ise peygamberdendir. Peygamberimiz bu gibi sözleri “Allah-u Teala buyuruyor ki: ey Kullarım! Ey Habibim! ” diye rivayet ederek bize haber vermiştir. Bunun bir alt mertebesi ise Peygamber İlhamıdır. Bunlar da diğer hadislerdir. Yüce Allah peygamberimize ait olan bütün bu sözlerin “O peygamber hevasından konuşmaz. O ancak kendisine vahyolunanı söyler” ayeti ile bize bildirmiştir. Bu ayet peygamberin bütün sözlerinin vahyden kaynaklandığını ve bir derce vahy olduğunu bildirmektedir. Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’ın bütün konuşmalarına vahy demektedir. Nitekim “Biz arıya vahyettik” gibi ayetler bunun delilidir. Bunun anlamı biz arıyı peygamber yaptık demek değildir. Bu ayette Arıya bal yapmasını Allah’ın öğrettiği anlatılır. Evliya ilhamı vardır ki bunlar da vahyin alt mertebelerinden birisidir. İlham da bir nevi vahy-i ilahidir. Çünkü bunlar da Allah’tandır. Şayet bu Kur’anı açıklama nevinden olsa umumidir ve makbuldür. Yoksa hususidir, başkalarına teşmil edilemez. “İmam-ı Ali Radıyallahu Anhın en mühim ve en müdakkik üveysî bir şakirdi ve İslâmiyetin en meşhur ve parlak bir hücceti olan Hüccetü'l-İslâm İmam-ı Gazâlî (r.a.) diyor ki: "Onlar vahiyle Peygambere (a.s.m.) nazil olduğu vakit, İmam-ı Ali'ye (r.a.) emretti, 'Yaz'; o da yazdı, sonra nazmetti." Burada ifade edilen husus şudur: “Bediüzzaman’ın Risale-i Nurlar ile ifade ettiği Kur’an-ı Kerimin yüksek hakikatleri peygamberimize ilham ile bildirildiği zaman peygamberimiz (sav) en birinci talebesi olan Hz. Ali’ye bunları anlattı. Hz. Ali (ra) bunları yazmak istedi. “Peygamberimiz (sav) bu hakikatlerin sahibi ve nâşiri başkadır” diye emretti. Bunun üzerine Hz. Ali (ra) bu hakikatleri şifreli bir şekilde ifade eden şiir ile nazmetti. Süryanice kelimeler ile de imtihana münafi olmaması için setretti. Bu hakikati anlayan ve bilen İmam-ı Gazali (ra) de Celcelutiyeyi şerh ederken bu hakikatlerin naşiri olacak olan zatı da överek methetti. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|