Yazılarım
Sosyal Hayat
CEMAATLER VE İTTİHAD | CEMAATLER VE İTTİHAD |
|
|
|
| Çarşamba, 22 Ekim 2008 | ||||
Sayfa 2 Toplam: 2 Cemaat Haklı ve İstikametli İnançtır: Cemaatin bir diğer anlamı “haklı ve doğru görüş” ve “hak ve hakikat”tir. Bu bakımdan bütün insanlar yanlışta ittifak etseler bu ittifakları bir “cemaat” anlamı ifade etmez. Çünkü meselâ Ramazanda ayı görme konusunda bütün insanlar biz ayı görmedik derlerse, iki kişi aynı noktaya parmak basarak gökyüzünde ayı gösterseler bütün inkâr edenlerin icmaları boşa çıkar. Ayı görmedik diyenlerin aralarından ittifak yoktur. Her birinin görmeme bahanesi ve sebebi farklıdır. Birisi henüz ay çıkmamıştı, diğeri gökte bulut vardı, bir başkası gözümde zafiyet vardı, bir diğeri ben göğe bakmayı unutmuştum gibi bahanelerle görmediklerini itiraf ederler ve bir ittifak sağlayamazlar. Bu durumda gökte ayı gösteren bir veya iki kişi “cemaat” oluşturur ve bütün insanlığın inkârını hiçe indirir. İslam bilginleri inanç bakımından bu hususu dile getirmişler ve “cemaat” “cemaatleşme” ve “ittifakın sağlanması”ndan neyin kast edildiği hususuna açıklık getirmeye çalışmışlardır. Cemaatten kast edilenin “Hak dine mensup olanlar” “Ashab-ı Kiram” “Ehl-i İlim” ve “Ümmetin ekseriyeti” ve vacip meselelerde ihtilafa düşmeyen, inanç birliğini koruyan “bütün Müslümanlar” gibi manaların kast edildiğini ileri sürmüşlerdir. (Aynî, Umdetu’l-Kârî fi-Şerh-i Buhari, 24:195; İbn-i Hacer, Fethu’l-Bârî, 16:146) “Hak ve hakikati ortaya koyan bir müçtehit dağ başında da olsa bir cemaattir” demişlerdir. (Aliyyu’l-Kârî, Şerh-u Fıkh-ı Ekber, Beyrut-1984, s. 6) Aliyyu’l-Kârî hak ve hakikati savunanların yalnız da olsalar “cemaat” kavramı içinde olduklarını ifade etmiştir. İbn-i Arabî de adil imamı ve âlim kişiyi cemaat olarak görür ve “İslam’ın cemaati adalet ve ilimdir” der. (İbn-i Arabî, Anzatu’l-Ahvâzî, 9:11) Hadis-i şeriflerde uyulması ve arkasından gidilmesi gereken “cemaat” ile ilgili ifadelerin tümünde “doğruluk ve haklılık” şartı vardır. Bu konudaki hadis-i şeriflerin tümü birden nazara alındığı zaman “savad-ı azamın” da “cemaatin” de “doğru yolda gitmek isteyen, adalet ve hakkaniyetten ayrılmayan” ve bu konuda “ittifak” edenlerin “cemaat” olarak isimlendirildiği gerçeği vardır. (İbn-i Hacer, Fethu’l-Bârî, 16:146; Sindî, Haşiyetu İbn-i Mâce, 2:464) Peygamberimizden (sav) sonra ashab-ı kiram ehl-i adl idiler, onlara karşı çıkanlara bu sebeple “bâğî” ve “âsî” denildi. Hüküm de buna göre verildi. Zamanımızda ise kimin asî ve bâği olduğu bilinemez. Bunun ölçüsünü de koymak genelde mümkün değildir. Bu durumda yapılacak olan nedir? İbn-i Kadı Semavî’nin “Fetevâu’s-Sağir”den naklen “Câmiu’l-Füsûleyn”de naklettiğine göre “Zamanımızda kimin ehl-i adl ve kimin bâğî olduğuna dair hüküm ekseriyete göre verilir. Zira hepsi de dünyayı talep ediyorlar” (İbn-i Kadı Simâvî, Camiu’l-Füsûleyn, 1:17) demektedir. İslam dini fitne ve fesadı, şikak ve nifakı, ihtilaf ve tefrikayı yasaklamıştır. Bunlar heyet-i içtimaiyede büyük kopukluklara ve yaralara sebebiyet verir. Yüce Allah Kur’ân-ı kerimde ehl-i imana “Hepiniz Allah’ın ipine sarılın, parçalanıp bölünmeyin” (Âl-i İmran, 3:103) ayetinde geçen “parçalanıp bölünmeyin” tabirinden bir kısım ulemâ “kendisinden tefrika ve ayrılık çıkaracak olan şeyi, mevcut kaynaşma ve beraberliği izale edecek şeyleri ihdas etmeyin” (Hazin Tefsiri, 1:264) şeklinde anlamış ve yorumlamışlardır. Sonuç olarak bu gün Müslümanların her zamankinden fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacı vardır. Ancak bu ittifakın nerede ve nasıl sağlanacağı konusunda ihtilaf vardır. Yukarıdan itibaren izah ettiğimiz esaslar nazar-ı itibare alındığı takdirde bu birlik ve beraberliğin genel esaslarda, çoğunlukta ve Müslümanların ekseriyetinin temayülünde olduğunu söyleyebiliriz. Bunun da ümmetin ekseriyetinin toplandığı Kur’ân ve Sünnet’i esas alan ve sahabelerin yolunu takip eden “Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat” etrafında olacağı görülmektedir. Bu da “hakta ittifak etmek ve ehakta ihtilaf etmemek” ehak konusundaki görüş ve düşünceleri “bireylerin istidat ve kabiliyetlerine bırakmak” ve “ihtisasa hürmet etmek” gerektiği hususu üzerinde olacaktır. “İş Bölümü” bir “Bölünme” midir? Etiketler: Cemaat Cemaatler Birlik İttihat Tarikat Fikir ve İnanç Birliği Hak ve İstikamet Hakkaniyet İş Bölümü |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|