Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Sosyal Hayat arrow Din Birey ve Toplum
Advertisement
Din Birey ve Toplum PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 07 Şubat 2011

M. Ali KAYA
Din sadece kalbi ve vicdanı ilgilendirmez insan ve toplum hayatının tamamını tanzim eder. Dinin kalp ve vicdana bakan yönü imanî cihetidir. Akla hitap eden yönü ilmî ve mantıksal yönüdür. Bedene ve ruha hitap eden yönü ise ahlâkî yönüdür. Topluma ve sosyal hayata bakan yönü ise hukuk yönüdür. Din bütün bunları en mükemmel şekilde tanzim etmiştir.

Dinin bütün bu yönleri düzenleyen iki temeli vardır. Birincisi İman ve Öğretisidir. İkincisi ise “Amel-i Salih” olarak ifade edilen “İbadet ve Muâmelât” yönüdür. Bir de yasakları ve cezaları tanzim eden hukuk yönü vardır ki bu yönüne “Ukubât” adı verilmiştir. Dinde hukuk ikiye ayrılır. Birincisi, “Hukukullah” adı verilen birey ile Allah arasındaki ilişkileri düzenleyen “İman ve ibadet” yönüdür. Bu cihette kul Allah’a karşı sorumludur. İkincisi ise “Hukuk-u İbad” denilen kul ile kullar arasındaki ilişkileri düzenleyen kısmıdır. Bu cihette kişi insanlar arası münasebetleri düzenleyerek “Kul Hakkı”na gereken itinayı göstereceği gibi hem kullara karşı hem de Allah’a karşı sorumlu olur. Dinin bu yönünü “Hukuk” ve “Ahlak” düzenler.

“Hukuk-u İbad” dediğimiz “Kul Hakları” İslam dininde çok önemlidir. Hukuk-u İbad, kişinin nefsine, ailesine, akrabalarına, komşularına, çevresine ve arkadaşlarına, ülkesine, dünyaya ve tabiattaki canlılarla olan münasebetlerinin tamamını düzenler. Bütün bunlara karşı insanın hakları, vazifeleri ve sorumlulukları vardır.

Toplumdaki gerek siyasi gerekse ekonomik buhranların ve problemlerin sebebi dinin emrettiği hususlara riayet etmemek ve dini önemsememekten kaynaklanır. İnsanlığın en değerli cevheri İMAN ve imandan kaynaklanan “Hukuk ve Ahlak”tır. Ahlak, hukuk ve fazilet imandan kaynaklanır.

Günümüz buhranlarının kaynağı siyasi ve ekonomik çekişmelerdir. Siyasi çekişmeler liderlik kavgasından, ekonomik boğuşmalar ise bencillik ve menfaat kavgasındandır. İman olmayınca faziletten ve fedakârlıktan da bahsedilemez. Dünyanın değişmesi insanın değişmesine bağlıdır. Peygamberimiz (sav) “İnsan cesedinde bir et parçası vardır. Şayet o sahih ve doğru olursa bütün beden doğru olur, o fasitse bütün ceset fesada çalışır. İste o et parçası kalbdir” buyurmuşlardır. İnsanın kalbini doğrultacak ve düzenleyecek olan ise imandır.

Dinden ve imandan haberi olmayanın durumu elektrikten haberi olmayan birinin karanlık bir odaya girdiği zaman odayı nasıl aydınlatacağını bilmeyen ve karanlığı gidermek için kendi kafasına göre idare ve lamba yapıp yakmaya çalışan birinin durumu gibidir. Elektrikten haberi olan birisi ise odaya girer girmez elektrik düğmesine dokunur dokunmaz odayı aydınlatır. Peygamberlerden ve dinden haberdar olmayanın durumu böyledir.

Günümüzde fertler topluma kurban edilmiştir ve insanları rahat ve huzuru kaçmıştır. İnsanı mutlu ve huzurlu etmek için çareler aramaktadırlar. Bu nedenle “birey” ön plana çıkarılmak istenmekte ve buna göre programlar yapılmaktadır. Ferdin olmadığı bir toplumu düşünmek mümkün değildir. Ferdi ıslah etmek toplumu ıslah etmektir. Bireylerin mutlu ve huzurlu olduğu bir toplum huzurlu ve mutlu bir toplumdur.

Bu nedenle toplumu düzeltmenin ve sıkıntılarımızdan kurtulmanın yolu bireyleri eğitmek ve ıslah etmekten geçmektedir. Bireyi ıslah etmenin yolu da kalbini ıslah edip düzeltmekten geçer. Kalbi ıslah eden ilaç ise “İman”dır. Bu nedenle imana hizmet hem bireye hem de topluma en etkili bir şekilde hizmet etmektir.

İdarecilerin yapacağı en değerli hizmet de yüce Allah’ın “biz onlara yeryüzünde idarecilik verirsek namazlarını kılarlar, zekâtlarını verirler ve insanlara iyiliği emredip kötülükten sakındırırlar” ayetinde ifadesini bulan hususları hayata geçirmektir. Şairin “Sende âlemler pinhân / Sende cihanlar matvîdir” dediği insanı hizmetin odağına alarak ona yapılacak her türlü hizmet hizmetlerin en yücesidir. İnsana yapılacak en değerli hizmet ise onun yönünü hayat-ı ebediyeye çevirerek imanına ve dinine hizmet etmektir.


Etiketler:  Din Birey Toplum Din Birey ve Toplum İman İbadet Muamelat Hukuk Amel-i Salih
 
< Önceki   Sonraki >
HUKUK
DIN
İMAN
BIREY
TOPLUM
AMEL-I SALIH
İBADET
MUAMELAT