Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Sosyal Hayat arrow IRKLAR TANIŞMAK İÇİNDİR
Advertisement
IRKLAR TANIŞMAK İÇİNDİR PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 03 Mart 2008
M. Ali KAYA

Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde “Birbirinizi tanıyıp kaynaşasınız ve aranızdaki münasebetleri bilesiniz diye sizi milletlere ve kabilelere ayırdık” (Hucurat, 13) buyurur. Bediüzzaman’ın yorumu ile “tanışma, birbirini sevme ve yardımcı olmak için kabilelere ayrılmıştır, birbirine üstünlük taslamak ve birbirini inkar etmek, inatlaşmak ve düşmanlık etmek için değildir.”

Nasıl ki bir neferin takımında, bölüğünde, taburunda birer münasebeti ve birer vazifesi vardır. Askerde fırkalara, taburlara e bölüklere ayrılmak bu vazifeleri yapmayı kolaylaştırmak içindir. Her insanın toplumda, heyet-i içtimaiyede silsilevari, birbiri içinde, birbirini tamamlayan bağları ve vazifeleri vardır. Karmaşık ve vazifeler belirgin olmasa tanışma ve yardımlaşma mümkün olmaz.

Milletlerin uyanması iki şekilde olur. Birincisi müspettir. İnsana şefkat ve hizmeti esas alır. Tanışma ve yardımlaşmaya sebep olur. İkincisi menfidir. Irkçılık damarı ile uyanır ki diğer ırkları inkara ve inatlaşmaya sebep olur. İşte İslamiyet’in kabul etmediği, reddettiği ve yasakladığı husus budur.

Her insan fıtratı gereği ailesini, akrabasını ve milletini sever, ve sevmelidir. Çünkü onlara karşı minneti, vazifesi ve sorumlulukları vardır. Bu vazifeleri yapmak ve sorumluluk hissetmek ancak sevgi ve muhabbet ile olur. Yasaklanan husus cahilane bir inat ve taassup ile milletinin haksızlık ve zulümlerini hoş görerek, sair insanları hor ve hakir görmek, onlara yaptığı haksızlıklarda kendini haklı bulmaktır. Bu ise zulme ve haksızlığa sebep olur. Haksızlık ve zulüm ise dinen en büyük günah ve yasaktır. “Zulme rıza zulümdür.”

Allah’a inanan ve ahireti bilen hiçbir mümin “kul hakkı” denen, Allah’ın adaleti gereği affetmeyeceği haksızlığa girmez. Bahsettiğimiz ırk ve kabile taassubundan kaynaklanan haksızlık ise binlerce kul hakkına girmek demektir. Buna nasıl razı olabilir? “Birinin günahı ile bir başkasını suçlamak” kadar büyük haksızlık ve zulüm olabilir mi? İnsan kendisindeki zulüm damarı ile ırkçılık sayesinde ne derece büyük haksızlığa ve zulme taraftar olmakta olduğunu kıyas ediniz...
İslamiyetin insanlığa rahmet olmasının bir yönü de budur.

 
< Önceki   Sonraki >