Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Sosyal Hayat arrow RIZIK VE GEÇİM
Advertisement
RIZIK VE GEÇİM PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 03 Mart 2008
M. Ali KAYA

Hayat ne kadar mühim ise rızk da o derece gereklidir. Çünkü hayatın devamı rızka bağlıdır. Allah’ın kudret nazarında da o derce ehemmiyetlidir. Allah’ın kaderi, kudreti ve inayeti her üçü de rızk etrafında dönmektedir. “Kudret çıkarıyor, kader giydiriyor, inayet besliyor.”

Allah’ın ezeli kudreti dehşetli bir faaliyetle madde alemini latif olan manevi alemlere dönüştürmek, maddeyi meydana getiren atomları hayattan hissedar etmek için basit sebepleri bahane ederek büyük bir ehemmiyetle hayatı yaratıyor. Aynı faaliyet ve ehemmiyeti rızka da veriyor. Hayatın devamı için gerekli olan erzakı onlara yetiştiriyor. Kainattaki faaliyet, hayat ve rızk etrafında dönüyor.

Hayat ortadadır görünüyor. Hayatın meydana gelmesinde beşerin hiçbir katkısı olmuyor. Doğrudan kudret elinden çıktığı aşikar olarak görünüyor. Ancak rızk öyle değildir. Yüce Allah onu sebeplere bağlamış ve varlıklar arasındaki faaliyet ve yardımlaşmayı ona vesile kılmıştır. Bunun için rızkın hayat gibi Allah tarafından gönderildiği aşikar şekilde görülmüyor. Ortaya çıkışı zamana bağlı ve her tarafa yayılmıştır. Maddecileri aldatan husus budur.

20. Mektupta denildiği gibi; “hayatı kim vermiş ise, hayatın ihtiyaçlarını da o yetiştiriyor.” “Bunun için denilebilir ki açlıktan ölmek yoktur.” Rızk kesinlikle Allah’tandır. Yüce Allah hayatın devamı için her canlının bedenine içyağı suretinde en az kırk günlük rızkını depolamaktadır. Aynı şekilde her hücrede de bir miktar depolanmış rızık vardır. Bunlar tükenmeden ölüm vaki oluyor. Demek ki “terk-i adetten neş’et eden bir maraz öldürür, rızıksızlık değil.”

Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde: “Yer yüzünde hareket eden her canlının rızkını vermek Allah’a aittir” (Hud, 6) buyurur. Demek ki rızk hayat gibi Allah’a ait bir fiildir. Her canlı kendisine ayrılan rızkı yer, başkasının hissesine dokunamaz.

İnanan insanlara yakışan rızk hususunda endişe etmek değil, rızkın helalden gelmesi için çalışmaktır. Zira rızk taahhüt altındadır; ancak kul helalden isterse Allah helalden, haramdan isterse Allah haramdan verir. Bizim duamız, çalışmamız helal rızk içindir. Allah dilerse kullarını rızksız da yaşatır; ama o zaman toplumsal hayat oluşmaz. Medeniyetlerin oluşması ihtiyaçlara ve insanların birbirlerine yardım etmelerine bağlıdır.

 
< Önceki   Sonraki >