Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Sosyal Hayat arrow Sosyal Hayat ve Özgürlük
Advertisement
Sosyal Hayat ve Özgürlük PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 02 Ekim 2010

M. Ali KAYA

"Ülkem benim için neler yapabilir demeyin;
kendinize ‘ben ülkem için neler yapabilirim’
diye sorun.” (Başkan John KENNEDY)

Özgür bir insan için ülkesi, onu oluşturan bireylerin toplamıdır, bireylerin üzerinde ve onu aşan bir şey değildir. Devlet de onun için sadece bir araçtan ibarettir. Özgür insan vatandaşların çeşitli biçimlerde hizmet ettikleri bir hedef birliğinden başka ulusal hedef tanımaz.

Devlet özgürlüğümüzü kazanmamız için gereklidir ve sayesinde özgürlüğümüzü kullanabileceğimiz bir araçtır. Robinson Crose için özgürlüğün hiçbir anlamı yoktur. Bireyin özgürlüğünün aile, toplum, cemaat içinde korunması gerekir. Birey aile içinde özgür olması ve toplum içinde özgür olması gerekir. Özgürlük kabiliyetlerin gelişmesi için şarttır. Ancak kişi iyi olanı yapmak için özgürdür. Kötü olanı yapmak ve başkalarının özgürlüklerini engellemek için özgürlüğünü kötüye kullanamaz.

Aristoles “Adalet önce devletten gelmelidir. Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir” diyerek devletin varlık sebebini açıklamıştır. Bu nedenle insanları özgür kılmak için devletin yasalarının adil olması şarttır. Özgürlükle kalkınma ve gelişme paralellik arz eder. Biri olmadan diğerine ulaşamazsınız. İnsan ihtiyaçlarını karşılamaktan ibaret olan iktisat temel ihtiyaçlarını karşılayamayanların özgürlüklerini de koruyamadıklarını bize haber vermektedir.

Devletin koymuş olduğu yasaklar bireylerin özgürlüklerini kısıtlar ve bireyleri alternatif üretmeye yönlendirir. Bu da onların teşebbüs güçlerini hem kısıtlar, hem kamçılar. Hollywood ve sinema sektörünün bu derece başarılı olması devletin sakıncalı görmesi ve bu sektörde çalışanları sakıncalılar listesine almış olmasıydı. Yahudilerin dünyada ekonomik gücü ellerine geçirmiş olmalarının sebebi de onların devletlerce sakıncalı ve yasaklı saymalarından kaynaklanmıştır. Anlamsız yasaklar tepki doğurur. Yasağa karşı alınan önlemler de hür ve serbest rekabeti ve teşebbüsü körükler.

Liberalizmde özgür bir toplumun en uygun aracı gönüllü işbirliği ve özgür tartışmadır. Bu yapıda baskıya ihtiyaç duyulmaz. İdeal olan sorumlu bireyler arasında tamamen özgür bir tartışma temelinde ulaşılan tam bir fikir birliğidir. Bu bakımdan piyasa etkili bir nisbî temsil sistemidir.

“Bir ulusta çok yıkıntı vardır” der Adam Smith. Başkalarının hayatlarını sizin uygun gördüğünüz gibi yaşamalarını istemeniz despotizmdir. Yıkıntıların sebebi herkesin özgür iradesi ile iyi şeyler yapabilmesine imkân vermemekten kaynaklanır. Öyle ise başkalarının iyi hayata ilişkin kendi kararlarını alma özgürlüğünü tanımalısınız.

Özgürlüğü kendimiz için değil herkes için istemeli ve savunmalıyız. Zaten herkesin özgür olmadığı ve herkesin özgürlüğünü savunulmadığı yerde özgürlük yok demektir. Bizim özgürlüğümüz ancak herkesin özgür olduğu bir toplumda değer kazanır.  

Akıl en iyi hayat tarzının izlenmeye değer pek çok insani amaç olduğunu ve herkesin tercihini özgürce yapmasının uygun olduğunu kabul eder. Herkes tercihini özgür olarak yaparsa çok seslilik ve çoğulculuk ortaya çıkar. Bu durum bir kargaşa değil, herkesin aklını ve düşüncesini kullanması ve özgürce çalışmasının delilidir. Sağlıklı bir toplum yapısıdır. Bu durumda işler daha sağlıklı yürür. İnsanlar bir araya gelir ve ortak akıl etrafında toplanır, asgari müştereklerde buluşurlar. Bu nedenle Friedman “Çoğulculuk klasik liberalizmin tanımlayıcı bir özelliğidir” demektedir.


Etiketler:  Sosyal Hayat Özgürlük Devlet Hukuk Adalet Özgür İnsan Ülke Liberalizm
 
< Önceki   Sonraki >
ADALET
HUKUK
DEVLET
ÖZGüRLüK
LIBERALIZM
SOSYAL HAYAT
ÜLKE