Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow İrşad ve Hitabet arrow Tefsir Dersleri arrow Kuran Ayetleri ve Sayısı
Advertisement
Kuran Ayetleri ve Sayısı PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 28 Mart 2011

M. Ali KAYA
Kur’ân-ı Kerim harflerden, kelimelerden, ayetlerden ve surelerden meydana gelmiş bir kitaptır. Harfler, kelimeler, üzerine yazılan sahifeler ve mürekkebi mahluk olmakla beraber Allah kelamı olan Kur’ân-ı Kerim mahluk değildir, yani yaratılmamıştır. Harfler, kelimeler birer sembol olup Allah’ın kelamına delil olur ve o kelâmın okunması ve anlaşılmasına sebeptir. Allah kelamı ise onların medlûlü olup mahluk değildir.

Ayet, mucize ve alâmet (Bakara, 2:211, 248) ve ibret (Şuarâ, 26:158) manalarına gelmektedir. Allah’ın ayetleri ikiye ayrılmaktadır. Birincisi ilim ve iradesinin mücessem kelimeleri olup kudretine delildir. Varlıkların tümü Allah’ın kudret kelimeleridir. İkincisi ise teşrîi iradesinin “kelam” sıfatının gereği olan kelamıdır ki Kur’ân-ı Kerimin her harfi ve cümlesine delalet eden “Kur’ân ayetleri” olarak isimlendirilirler.

Kur’ân-ı Kerimde en kısa ayet “Ve’d-duhâ” (Duha, 93:1) ayetidir. En uzun ayet ise Bakara Suresinde buluna “Müdayene” (Bakara, 2:282) ayetidir ki bu ayet tam bir sahifedir. Bazı müfessirler “Yasin” (Yasin, 36:1) ayetinin en kısa ayet olduğunu belirtirler. Ancak bir kısmı bu ayetin “Huruf-u Mukattaa” olduğunu belirtirler.

Kur’ân kelimelerinin toplamı 77.934 kadardır. Kur’ân-ı Kerimin ayetlere bölünmesi içtihat ve kıyas yoluyla değildir; “tevfkî”dir. Yani “Şâri-i Hakiki” olan Allah tarafındandır. Cebrail (as) Kur’ân-ı Kerimi inzal ettiği zaman hangi ayetin nereye konacağını, hangi ayetten sonra geleceğini haber vermiş, peygamberimiz (sav) de ona göre sahabelerine yazdırıp ezberletiyordu. Nitekim Alak Suresinin “İkra!” emri ile başlayan ilk beş ayeti ilk nâzil olan âyetlerdir. İki sene sonra Ebu Cehil peygamberimizi namaz kılmaktan nehyettiği zaman surenin diğer ayetleri nazil olmuş ve peygamberimiz (sav) Cebrail’in (as) tensibi üzere nazil olan ayetleri buna ilave etmiştir.

Peygamberimiz (sav) sahabelerine vahyi yazdırırken dikkat ediyordu ve yanlış yazmamaları için uyarıyordu. Nitekim Besmele’nin “Sin” harfi kısa yazılınca peygamberimiz (sav) sahabelerini uyarmuş ve “bu harfi böyle uzun yazacaksınız” demiştir. Sahabeler “Yâ Resulallah siz okumayı bilmiyorsunuz, bunu nereden fark ettiniz?” diye sordukları zaman peygamberimiz (sav) “Levh-i Mahfuzda” böyle yazılmıştır” buyurmuşlardır.

Kur’ân-ı kerimde 6666 ayet vardır. Genel olarak böyle kabul etmişlerdir. Sayı olarak ayetler tek tek sayıldığı zaman 6236 ayet olduğu görülecektir. Bunun sebebini kısaca şöyle izah edebiliriz:

Birincisi: Şafii alimlerine göre “Besmele” her surenin başında bir ayettir. Ayrıca “Yasin” ve “Ha mim” gibi “Huruf-u Mukattaa” bazı imamlara göre ayrı ayet olarak sayılmıştır. 

İkincisi: Uzun ayetlerin bir kısmı ayet olarak bölünmemekle beraber, peygamberimiz (sav) bunlarda durduğu yerlerde sahabeler de duruyorlardı. Sonradan “Peygamberimizin (sav) durduğu yerler ayet sonu olduğu için mi, yoksa nefes almak için mi durduğu” konusunda ihtilaflar çıktı. Kıraat imamları bunları ayet olarak ayırmak yerine buraya “Cim” “Tı” “Sad” “Mim” gibi harfler koydular. Bazen de ayet sonu da olsa durulduğu zaman mana bozulduğu için burada durulmaması gerektiğini belirtmek için “Lâ / Hayır” dediler. Bir kısım yerlerde ise ayet içinde de olsa manayı tam ifade ettiği için “Kıf/Dur” dediler. Bu işaretleri ilk olarak Muhammed b. Tayfur es-Secâvendî (v.560/1165) koyduğu için bu duraklara “Secavend” adı verilmiştir. (A. Çetin, Kur’ân-ı Kerim Tarihi, s. 150) Bu konuda da ihtilaflar vardır. Dolayısıyla ayet sayıları değişmektedir.

Üçüncüsü: Kur’ân-ı Kerimin okunuşu/kıraati kendine has bir özelliğe sahiptir. Özel kuralları vardır. manayı daha güzel ifade etmek için durak yerlerine riayet etmek gerekir. yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Kur’ânı tertil üzere okuyunuz” (Müzzemmil, 73:4) emreder. Hz. Ali (ra) tertili “harfleri tecvitlerine riayet ederek mahreçlerinden çıkarmak ve durak yerlerini bilmek” şeklinde açıklamıştır. Ümm-ü Seleme’den (ra) rivayet edildiğine göre peygamberimiz (sav) Kur’ân-ı Kerimi harflerini açıkça belirterek okuduğunu bize haber vermiştir. (Ebu Davud, Vitr, 20; Tirmizi, Fezailü’l-Kur’ân, 23)

Dördüncüsü: Kur’ân-ı Kerimin tamamının hiçbir harfinin dahi eksilmeden ve artmadan nazil olduğu gibi korunduğu konusunda şüphe yoktur. Zira yüce Allah “Kur’ânı biz inzal ettik, onu koruyacak da biziz” (Hicr, 15:9) buyurarak Kur’ân-ı Kerimi koruyacağını vaat etmiştir. Bu nedenle Kur’ân korunmuştur. Ancak ayet sayıları konusunda ihtilafın sebebi yukarıda sayılan hususlardır.

Beşincisi: Kur’ânda “Veylün yevmeizin lil-mükezzibîn” ve “Febieyyi âlâi Rabbikümâ tükezziban” gibi tekrar eden ayetler bir ayet veya her tekrarı ayrı ayet olarak sayıldığı zaman farklı sayılar ortaya çıkacaktır.

Bu farklı sayımlardan dolayıdır ki Abdullah b. Abbas (ra) 6616, İmam Nâfî 6217, İmam Şeybe 6214, Mısır uleması 6226, Zemahşerî, İbn-i Huzeyme, Şeyhul-İslam İbn-i Kemal ve Bediüzzaman Said Nursi (ra) 6666 ayet olduğunu kabul ederler.

Ancak Kur’ân-ı Kerimin günümüz tertibi üzere “Kûfî Ekolü” 6236 ayet olarak kabul etmiştir. Elimizdeki Kur’ân-ı Kerimlerde ayetleri saydığımız zaman bu sayı çıkmaktadır. Bu sayıya bir de “Besmele” ilave ettiğimiz zaman 6237 ayet olur. Bu sayıda da bir hikmet vardır. Nitekim Allah’ın 99 ismi ile peygamberimizin (sav) yaşı olan 63 çarpıldığı zaman 6237 rakamı çıkmaktadır. (99x63=6237)

İslam bilginleri yuvarlak bir ifade ile Zemahşerî ve Şeyhulislam İbn-i Kemal’in kabul ettiği gibi 6666 ayet olarak kabul etmişlerdir. Bunu da yuvarlak ifadelerle şöyle derler. “1000 ayet emir, 1000 ayet nehiy, 1000 ayet vaad, 1000 ayet vaîd, 1000 haber ve kıssa, 1000 mesel ve temsil, 500 ahkâma dair, 100 ayet “Nasih ve Mensuha” ait 66 ayeti de Tesbih ve duaya ait olarak kabul etmişlerdir. Böylece 6666 ayet kabul etmişlerdir. (Dr. Osman Keskioğlu, Kur’ân-ı Kerim Bilgileri, s.128-129)

Kur’an-ı Kerimin ayetlerini 1000 emir ve 1000 ayet nehiy, 1000 vaad, 1000 vaîd şeklinde yorumlamak gerçeğe de pek uymamaktadır. Allah’ın emirleri ve yasakları bellidir. Bunların sayısı tekrarlar sayılmazsa 50’yi geçmez. Ancak namaz kılınız ve zekat veriniz emri yaklaşık 30 defa tekrar etmektedir.

Gerçeğe uygun olanı ise Kur’ân-ı Kerim ayetlerinin 3000 ayeti Allah’ın zatından, isim ve sıfatlarından ve fiillerinden bahsederek varlığına ve birliğine delil olarak zikredilmektedir. 3000 ayet ise ölüm, kıyamet ve ahiretten bahsetmektedir. Böylece 6000 ayet İmandan bahseder. 500 ayet peygamberlerin kıssalarından ve mucizelerinden, 100 ayet ahlakî öğütlerden 66 ayet de emir ve yasaklardan haber vermektedir. Böylece 6666 ayet tamamlanmaktadır.

Ayetlerin tertibi ise Cebrail’in (as) talimi ile Allah’ın emri iledir ki buna “Tevkıfî” denilmektedir. Peygamberimiz (sav) her Ramazan ayında Cebrail (as) ile karşılıklı olarak Kur’ân-ı Kerimin o güne kadar nazil olan ayetlerini “Mukabele” şeklinde okuyarak tekrar etmekteydiler. Ayrıca peygamberimiz (sav) sahabelere kıldırdığı namazlarında ve Kur’an okuyarak öğretirlerdi. Elbette Hz. Cebrail’in (as) talimi ve tertibi üzere bunu yapardı. Vahiy kâtiplerine de bu tertip üzere yazdırırdı.

Malumdur ki surelerin bir kısmı Mekkî, bir kısmı Medenî, bir kısmı da karışıktır. Yani surenin bir bölümü Mekke’de nazil olmuş mütebakisi ise Medine’de inzal edilmiştir. Ancak hangi ayetlerin hangi surede ve hangi ayetler arasında okunacağı ve yazılacağı “Levh-i Mahfuzdaki” tertip üzere Hz. Cebrail (as) tarafından peygamberimize öğretilirdi. Peygamberimiz (sav) de katiplerine bu şekilde yazdırır, okurlar ve okuturlardı.


Etiketler:  Ayet Kelime Kuran Ayetlerinin Sayısı Tertil Tecvir Secavend En Kısa Ayet En Uzun Ayet Ayetlerin Tertibi
 
< Önceki   Sonraki >

Asırların Rehberleri: Mücedditler

Hz. İsa ve Günümüz İsevileri

CİHAD

Din, Akıl ve İslam

CUMHURİYETİN MANEVİ TEMELLERİ