İrşad ve Hitabet
Tefsir Dersleri
Kuranda Nasih ve Mensuh | Kuranda Nasih ve Mensuh |
|
|
|
| Perşembe, 31 Mart 2011 | |
|
Yüce Allah son ve nihâi hükmünü vermeden önce o yasakla ilgili hükümleri geçici olarak inzal etmiştir. Bu nedenle son hüküm diğer hükümleri kaldırmış olmaktadır ki buna “Nesh” denilmektedir. Nesh, şâriin/ hükmü koyan Allah’ın bir hükmü daha sonraki bir şer’’i delil, yani ayetle kaldırmasıdır. Önceki hükmü kaldıran ayete “Nâsih”, sonradan hükmü kaldırılan ayete de “Mensuh” denilmektedir. Hakkında nesh olmayan ayetlere ise “Muhkem” ayetler denilmektedir. Nesh, geçiş dönemlerini ve muayyen vakitler için uygulanan bazı istisnaları ihtiva eder. Nesh Allah’a göre nihâî hükmü beyan etmek, kullara göre ise önceki hükmü ilga etmektir. Ancak yüce Allah kıyamete kadar insanlığın çeşitli durumlarla karşılaşacağı ve çeşitli safhalardan geçeceği gerçeğine dikkat çekerek yeri ve zamanı geldikçe duruma göre nesh edilen ayetlerle de geçici olarak çözüm imkânı sunmuş olmaktadır. Böylece nesh edilen ayetlerin hükümleri zaman zaman uygulama imkânı bulmaktadır. “Sizin dininiz size, bizimki bize” (Kâfrûn, 109:6) ayetinde olduğu gibi… Yüce Allah önce miras konusunda anne-baba ve akrabalara vasiyeti farz kılmıştı. (Bakara, 2:180) Sonra miras taksimine ait hükümleri ihtiva eden ayetlerini inzal buyurunca (Nisa, 4:11-12) Peygamberimiz (sav) “Varise/mirasçıya vasiyet yoktur” (Ebû Dâvud, Büyü, 88; Tirmizî, Vesâyâ, 5 ; İbn Mâce, Vesâyâ, 6) buyurdular. Böylece Bakara Suresi 180 ayetin hükmünün nesh olduğu anlaşılmış oldu. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde neshi kabul eder ve “Biz herhangi bir âyetin hükmünü yürürlükten kaldırırsak ondan daha hayırlısını getiririz” (Bakara, 2:106) buyurarak anlatır. Bununla beraber Kur’ânda aslolan “İhkâm” yani Kur’ânın muhkem olmasıdır. Dünyanın şartları değişkendir. İnsan hayatı da devamlı değişim halindedir. Her insanın durumu diğerine uymadığı gibi, bu günün şartları da yarına benzemez. Dolayısıyla meydana gelen şartlara göre hükümler de değişmektedir. Bu hükümlerin Kur’ânda bulunması da Kur’ânın Allah kelâmı olup tüm zamanları ve bütün şartları dikkate alarak nazil olmasının gereğidir. Böylece farklı şartlarda da yine Allah’ın hükümlerine göre amel etme ve hakkı ortaya çıkarma ve kötüden iyi olana doğru tedrici bir gelişme sağlanabilir. Meselâ: “Sizin dininiz size, bizimki bize” (Kâfirûn, 109:6) ayeti kıtal/savaş ayeti ile nesh olunduğu halde değişen şartlara ve Müslümanların kâfirlerin tagallübü ve İslâm’ın zaafı durumlarında uygulama imkânına sahiptir. Küfrün hâkim olduğu ve Müslümanların zayıf olduğu dönemlerde bu ayetin gereği olarak dinlerine sahip çıkarak başkalarının inanç ve düşüncelerine karışmamaları, İslama da onların karışmamalarını isteme hakları olduğunu ifade etme bakımından uygulanabilir görülmektedir. Bu nedenle Zerkeşî (v.794/1391) “Müslümanlar zayıf ve güçsüz oldukları durumlarda sabır ve müsâlemetle, güçlü ve kuvvetli oldukları zamanlarda da savaşmakla emr olunmuşlardır” demektedir. “ (Zerkeşî, Burhan, 2:42; Suyûtî, İtkân, 2:21) İbn-i Arabî (v.543/1148) ve Celaleddin-i Suyutî (v.911/1505) yirmi (20) ayetin mensuh olduğunu söylerken, Şah Veliyyullah Dehlevî (v. 1176/1762) sdece beş (5) ayetin mensuh olduğunu söylemektedir. Etiketler: Kuranda Nasih ve Mensuh Nasih Mensuh Suyuti Zerkeşî Nesh |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|