Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
Kuranın Sureleri PDF Yazdır E-posta
Salı, 29 Mart 2011

M. Ali KAYA
Sure, yüksek mevki, şeref ve sûr anlamına gelmektedir. Kur’an terimi, yani ıstılah olarak başı ve sonu belli ayetlerden oluşan ve Besmele ile diğerlerinden ayrılan bölümlerdir. Kur’ân-ı Kerimde bu şekilde Besmele ile ayrılmış 114 Sure vardır. Sadece “Berâe” ile başlayan  “Tevbe Suresi”nin başında “Besmele” yoktur. Bunun da iki sebebi vardır. Birincisi, bu surenin “Enfal Suresi”ni devamı olmasından kaynaklanmaktadır. İkincisi de sure müşriklere verilen “ültimatomu” konu edindiği ve Allah’ın şiddetli emirlerini tebliğ ettiği için rahmetinin ifadesi olan “Besmele” bu surenin başında nazil olmamıştır.

Bununla beraber Kur’ânda 114 Besmele vardır. Tevbe Suresinin başında olmayan Besmele “Neml Suresi”nin içinde Süleyman’ın (as) mektubunun başında zikredilmektedir. İmam-ı Şafi (ra) Sure balarında bulunan “Besmele” ayetinin her sure ile beraber yeniden nazil olduğunu söyleyerek Besmele’nin önemine işaret etmiştir.

Kur’ân-ı Kerimde geçen en kısa sure “Kevser Suresi” olup toplam bir satır ve 3 ayettir. En uzun sure ise “Bakara Suresi” olup 286 ayettir. Kur’ân-ı Kerimin ilk suresi “Fatiha” Suresi olup peygamberimize üç defa nazil olduğu rivayet edilir. Birincisi vahyin ilk başlaması iledir. Vahyin başlaması ile peygamberimize (sav) sabah akşam Allah’a ibadet olarak Namaz kılması nafile olarak emredilmişti. Bunun için de ilk olarak “Fatiha Suresi”ni yüce Allah inzal buyurdu. İkincisi, Miraçta beş vakit namaz farz kılınınca “Fatiha Suresi” yeniden nazil oldu. Üçüncüsü ise Medine’de nazil olduğu mervidir. Fatiha Suresi’nin değerinden ve şerefinden dolayı 20 kadar ismi vardır. En meşhurları şunlardır:

1. Fatiha: Kur’ân-ı Kerimin ilk kapısı olduğu için “Açılış” manasında Fatiha denmiştir. Ayrıca kulun Allah’ın nimetlerine hamd etmesi ve şükretmesinin ifadesi olduğundan bu isim verilmiştir. Bu nedenle Hz. Âdem (as) Allah’ın kendisine ruh vermesinden sonra aksırarak gözlerini açmış ve ilk söz olarak “Elhamdülillah” demiştir. Böylece Âdem (as) ağzını “Elhamdülillah” kelimesi ile açmış ve yaratılışından dolayı kendisini yaratan Allah’a hamd etmiştir.

2. Ümmü’l-Kur’ân: Fatiha Kur’ânın özü, çekirdeği ve “iman, ibadet, ahlak, dua, sena, hamd” gibi tüm esaslarını içine aldığı için Kur’ânın anası ve esası” mansında bu isim verilmiştir.

3. Seb’ul-Mesâni: Her namazda ve her zaman tekrar edilen yedi ayet olduğu için “Devamlı okunarak ibadet edilen sure” anlamında bu isim verilmiştir.  

4. Şifa: Peygamberimiz (sav) “Fatiha bütün dertlerin ve hastalıkların şifasıdır” buyurdukları ve okuyanın maddi ve manevi dertlerine ilaçtır. Hatta Hz. Ali (ra) “Bir derdi ve sıkıntısı olan her namazdan sonra 100 Fatiha okur da Allah’tan ihtiyacını isterse kesinlikle yerine gelir” demiştir.

5. Salât: Peygamberimiz (sav) “Fatihasız namaz olmaz” buyurdukları için Fatiha Suresine bu isim verilmiştir. Bu nedenle İmam-ı Şafi (ra) cenaze namazının birinci tekbirinde Fatiha okumak farzdır” demiştir.

6. Dua: Allah’a yapılacak en hayırlı ve makbul dua Fatiha Suresini okumak olduğu için Fatiha’ya doğrudan “Dua” denilmiştir. Bir kimse Kur’ândan hiçbir şey bilmezse Fatiha Suresini okumaya devam ederse bu onun için hem Kur’an okuma, hem zikir, hem dua, hem sena, hem ibadet, hem şükür, hem de ilim ve fikir yerine geçer. Sadece Fatiha Suresini okumakla bütün bu ibadetleri en faziletli şekilde ifa etmiş olur.

7. Kenz: Fatiha Suresi Allah’ın Arşının en büyük hazinesi ve insana her türlü ibadet sevabı kazandıran en değerli hazine olduğu için “Kenz” yani “Hazine” ismi verilmiştir.

Ayrıca Bakara ve Al-i İmran Surelerine “Zehrevân”, Felak ve Nas Surelerine “Muavvizateyn”, Hadid, Haşr, Saff, Cuma, Teğâbün ve A’lâ Surelerine “Müsebbihât” denilmiştir. Yine “Hâ-Mîm” ile başlayan yedi sureye “Havâmîm” denildiği gibi “Tâ-Sin” ile başlayan Surelere “Tavâsîn” ve “Elif-Lâm-Râ” ile başlayan Surelere de “Zevâtu’r-Râ” isimleri verilmiştir.

Surelerin Tertibi:
Suretlerin tertibi, yani sıraya konması tamamen yüce Allah’ın iradesi ve Cebrail’in (as) peygamberimize öğretmesi şeklinde olduğu için “Tevkifî”dir.
Peygamberimizin (sav) vahiy kâtiplerine talimatı ve “Mukabele” okuyuşunda, namazda ve sair vakitlerde okuduğu ve öğrettiği sıraya ve tertibe göredir. Sahabelerin görüşlerine ve akıllarına göre değildir.

Hz. Ebubekir (ra) zamanında Kur’ânın toplanması ve kitap haline getirilmesi için kurulan Mahkeme ve Şurada bu tertip üzere yazılmıştır. Daha sonra Hz. Osman (ra) zamanında bu Kur’ân esas alınarak Kureyş Lehçesi üzere çoğaltıldı. Tertip yine değişmedi. Şayet insanların iradesi ile olsaydı aralarında ihtilaf olurdu ve farklı tertipler ortaya çıkardı.

Kur’ân-ı Kerimi namazda bu tertip üzere okumak sünnettir. Namazların ikinci rekâtında bir önceki sureyi okumak mekruhtur. Namazlarda okunan surelere “Mufassal” adı verilir. Yine Sabah namazında “Kaf ve Büruc Suresi” arasındaki sureleri okumak sünnettir. Bu surelere “Tıval-ı Mufassal” denir. Öğle, ikindi ve Yatsı namazlarında “Târık ile Beyyine Sureleri” arasındaki sureleri okumak sünnettir. Bu surelere de “Evsat-ı Mufassal” denir. Akşam namazının vakti kısa olduğu için “Zilzal ile Nâs Sureleri” arasındaki sureleri okumak sünnettir. Bu surelere de “Kısar-ı Mufassal” adı verilir. Peygamberimiz (sav) bu tertip üzere okurlardı.

Sureler uzunluklarına göre Bakara Suresi ile beraber ilk yedi sureye “Seb’ul-Tıvâl” denir. Ayet sayısı 100 den fazla olan ve 10 ile 35 sırada olan surelere “El-Mesânî” adı verilir. Ayet sayısı 100’den az olan surelere ise “El-Mufassal” denilmektedir.

Mekki ve Medenî Sureler:
Sureler ve ayetlerin Mekke döneminde nazil olanlarına “Mekkî Sureler” Medine döneminde nazil olanlarına ise “Medenî Sureler” adı verilir.
Surelerin 12 tanesinde Medine’de mi yoksa Mekke’de mi nazil oldukları konusunda ihtilaf vardır. Ancak İslam Bilginleri 86 Surenin Mekke’de 28 Surenin ise Medine’de nazil olduğu konusunda hemfikir olmuşlardır. Bir kısım surelerin ise bazı ayetleri Mekke’de bazıları da Medine’de nazil olmuştur.

Mekkî Sureler genellikle Allah’a ve Ahirete iman üzerinde durur. İman ağırlıklıdır. Zaten Mekke döneminde “İbadet”e ve Muâmelâta ait ayetler nazil olmamıştır. Medine’de nazil olan ayetler genellikle muamelat ve ibadete aittir. Ayrıca cihat ve nifak gibi hususlar da Medine’de nazil olan ayetlerin konusuna girmektedir. Pek çok ayetler de münafıklardan ve Ehl-i Kitaptan ve onlar ile ilgili hükümlerden bahsetmektedir. Bunun sebebi de onların Medine’de ortaya çıkmış olmalarıdır. Ayrıca Medenî Surelerde siyâsî, içtimâî, ticârî ahkâmı bildiren hüküm ve ayetler ağırlıktadır.


Etiketler:  Sure Sureler 114 Sure Fatiha Sebul Mesani Surelerin Tertibi Kuranın Sureleri Mekki Sureler Medeni Sureler
 
< Önceki   Sonraki >