Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Vaazlar arrow CUMA GÜNÜ VE NAMAZI
Advertisement
CUMA GÜNÜ VE NAMAZI PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 05 Ocak 2009
Yazı Index
CUMA GÜNÜ VE NAMAZI
Sayfa 2

M. Ali KAYA

Yüce Allah buyurdu: “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah’ı zikretmeye ve namaza koşun ve alış-verişi bırakın. Bilseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Namaz bitince de Allah’ın fazlından rızkınızı aramak için yeryüzüne dağılın. Allah’ı çok çok zikredin ki, saadete erişesiniz." (Cuma, 62:9-10)

1. Cuma Gününün Fazileti:
Peygamberimiz (sav) buyurdular: “Üzerine güneş doğan en hayırlı gün cuma günüdür. Âdem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve yine o gün cennetten çıkarıldı.” (Müslim, Cuma, 17-18; Tirmizi, Cuma, 1-2; Nesai, Cuma, 4, 45) “Bir kimse güzelce abdest alarak cuma namazına gelir, hutbeyi ses çıkarmadan dinlerse, iki cuma arasındaki ve fazla olarak üç günlük daha günahları bağışlanır. Kim hutbe okunurken çakıl taşlarıyla oynarsa, boş ve mânasız bir iş yapmış olur.” (Müslim, Cuma, 26, 27; Ebu Davud, Salat, 203; Tirmizi, Cuma, 5; İbn-i Mace, İkâmet, 62, 81)  “Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece, beş vakit namaz ile iki cuma ve iki ramazan, aralarında geçen günahlara keffaret olur.”Müslim, Taharet, 14, 15, 16)


Cuma namazı hicret esnasında peygamberimiz (sav) Kuba köyünden ayrılarak Medine’ye giderken yolda farz kılındı. Peygamberimiz (sav) hemen Ranuna Vadisinde Cuma için hazırlık yaptırdı ve Kuba’ya, Medine’ye haber göndererek Cuma Namazı kılmalarını emretti. Medine’de iki ayrı  yerde , Kuba’da ve Ranuna Vadisinde olmak üzere dört yerde Cuma Namazı kılındı. Medine’de Mus’ab b. Umeyr ve Es’ad b. Zürare (ra) ayrı ayrı mahallerde kıldırdılar. Peygamberimiz (sav) Ranuna vadisinde ilk Cuma namazını kıldırdı. Cuma namazından önce hutbeye çıkarak şöyle hitap etti: “"Ey İnsanlar! Sağlığınızda âhiretiniz için tedârik görünüz. Muhakkak bilirsiniz ki kıyâmet gününde birinin başına vurulacak ve çobansız bıraktığı koyunundan sorulacak. Sonra Cenâb-ı Hak ona tercümansız ve perdedarsız olarak bizzat diyecek ki, 'Sana benim Resûlüm gelip de tebliğ etmedi mi? Ben sana mal verdim, sana lütuf ve ihsan ettim, sen kendin için ne tedârik ettin?'  "O kimse dahi sağına soluna bakacak, birşey görmeyecek. Önüne bakacak Cehennemden başka bir şey görmeyecek. Öyle ise her kim ki, kendisini velev ki bir yarım hurma ile olsun ateşten kurtarabilecekse, hemen o hayrı işlesin. Onu da bulamazsa bâri kelime-i tayyibe  kendisini kurtarsın. Zira onunla bir hayra on mislinden yedi yüz misline kadar sevap verilir.

Bir de bilmiş olunuz ki, Allah celle ve alâ bu yılda, bu ayda ve bu günde ve bu benim durduğum yerde Cuma namazını kıyamete kadar farz kılmıştır. Her kim hayatımda olsun, benden sonra olsun âdil veya zalim padişahın zamanında bulunsun Cuma’yı hafife alarak veya inkâr ederek kılmazsa Allah iki yakasını bir araya getirmesin. İşini rast getirmesin. Haberiniz olsun ki böyleleri tövbe etmedikçe Allah onun ne namazını, ne orucunu, ne haccını ve ne de zekâtını kabul etmez. Her kim tövbe ederse Allah tövbesini kabul eder.  Allah'ın selâm, rahmet ve bereketi üzerinize olsun." (Buhari, 3:47-48; İbn-i Hişam, Sire, 2:146)

Cuma gününün fazilet ve önemine dair peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuşlardır: “Cuma günü günlerin efendisidir, fakirlerin haccıdır, vuslat günüdür ve saadetli bir gündür. Yüce Allah Âdem’i (as)  Cuma günü yarattı, Cuma günü cennete koydu, peygamberlik görevi vermek ve kabiliyetlerini geliştirmek üzere Âdem’i Cuma günü cennetten çıkardı ve dünyaya gönderdi, Ahiret âleminin açılması ve mü’minlerin cennete girmesi için kıyamet de Cuma günü kopacaktır. Cennette yüce Allah Havva’yı Cuma günü yarattı ve Cuma günü nikâhladı. Bu sebeple Cuma nikâh günüdür.  Peygamberimiz (sav) de Hz. Hatice ile Cuma günü nikâhlandılar. Cennet ehli de Cuma günü Rablerini görürler. Yüce Allah Cuma günü sayısız mü’minleri affeder. Cuma gününün değerini bilip riayet eden mü’minler şayet Cuma günü ölürlerse Allah onlara şehadet nasip eder ve kabir azabından onları muaf tutar ve korur.” (Ahmed-i Bîcan, Envaru’l-Âşıkın, s. 420)

Peygamberimiz (sav) “Önemsemeyerek üç cumayı terk eden bir kimsenin kalbini mühürler” (Ebû Dâvûd, Salât, 204; İbn-i Mâce, İkâmetü's-salât, 93; Tirmizî, Cum'a, 7; Nesâî, Cum'a, 2) buyurarak Cuma namazını terk etmenin tehlikesine işaret etmiştir.

2. Cuma Gününe Hazırlık ve Cuma Günü Yapılacak İbadetler:
İslam bilginleri ittifakla demişlerdir ki “Günlerin en faziletlisi Cuma günüdür. Çünkü bu günün önemi Kur’ân-ı Kerimde açıkça ifade edilmektedir. Cuma namazı da namazların en faziletlisidir. Çünkü Kur’ân-ı Kerimde adına Sure inzal edilen ve ismi verilerek açıkça emredilen namaz Cuma Namazıdır. Cuma gününden sonra en faziletli gün hacıların Arafat’ta vakfe yaptığı Arefe günüdür. Bazı İslam bilginleri Arefe gününün Cumadan daha değerli olduğunu söylemişlerdir. Bunun sebebini de Veda Haccını arefesinde peygamebrimize (sav) “Bu gün dininizi tamamladım” ayetinin inmiş olmasını delil gösterirler. İlimde rüsuh peyda edem muhakkikîn ve ehl-i hakikat demiştir ki, “Veda Haccı’nın Arefe günü Cuma günü idi. Peygamberimizin (sav) haccı o gün “Haccü’l-Ekber” olmuştur. Çünkü Arefe Cuma gününe gelirse o gün hem Arefe gününün hem de Cuma gününün faziletini birleştirdiği için en hayırlı ve faziletli gün olur. Bu sebeple peygamberimizin (sav) Arafatta vakfeye durduğu ve “Veda Hutbesini” okuduğu ve “Bu gün dininizi tamamladım” (Maide, 5:3) ayetinin nazil olduğu gün Cuma ve Arefe günü olduğu için en faziletli gün olmuştur. Şayet Arefe Cuma gününe rast gelmezse o zaman yine en faziletli gün Cuma günüdür; Arefe günü ondan sonra faziletli gün olur” demişlerdir. 

1. Perşembe gününden itibaren Cuma’ya hazırlanmalıdır. Perşembe günü ikindiden sonra istiğfar, salâvat ve dua ile Cuma akşamına ve Cuma gününe hazırlık yapılmalıdır.
2. Perşembe günü “Sadaka Günüdür.” Komşuya, fakire ve muhtaca bu gün araştırma yaparak ihtiyaçları giderilmeli ve sadaka verilmelidir. “Sadaka belayı defeder.”
3. Cuma akşamı akşam ve yatsı namazı ile sabah namazı mutlaka camide cemaat ile kılınmalıdır.
4. Cuma akşamı eve tatlı alınmalı ve çocuklara o gecenin Cuma gecesi olduğu hatırlatılmalı ve o gece ve gündüz daha müşfik ve sevecen olmalıdır.
5. Perşembe akşam namazına camiye gidilmeli ve yatsı kılınarak eve gelinmelidir.
6. Cuma sabah namazından sonra kuşluk vaktine kadar camide ibadet ve dua ile meşgul olmalıdır. Camiye girince de “İtikafa” niyet edilmelidir. Böylece hem ibadet hem itikaf sevabı alınmış olur.
7. Cuma namazına gitmeden gusül abdesti almalı ve erken saatte camiye gitmelidir. Peygamberimiz (sav)  “Biriniz cuma namazına gideceği zaman boy abdesti alsın.” (Buhari, Cuma, 2, 5, 12; Müslim, Cuma, 1, 2, 4; Tirmizi, Cuma, 3; Nesai, Cuma, 7, 25; İbn-i Mâce, İkamet, 80) “Her bâliğ olan kimseye cuma günü boy abdesti almak gereklidir.” (Buhârî, Ezan 161, Cum`a 2, 3, 12; Müslim, Cum`a 5, 7; Ebû Dâvûd, Tahâret 127; Nesâî, Cum`a 2, 6, 8, 11; İbni Mâce, İkâmet 80)
8. Cuma günü kerahet vakti yoktur. Ne zaman camiye gitse “Tahiyyatu’l-Mescit” namazı kılınır ve zikir ve duaya devam edilir.


 
< Önceki   Sonraki >