|
Sayfa 2 Toplam: 2
Peygamberin (sav) Ehl-i Beytine Vasiyeti:
Peygamberimiz (sav) bir gün ehl-i beytini yanına alarak onlara şöyle nasihatte bulundu: “Ey benim canlarım! Canınızı cehennem ateşinden korumaya çalışınız. Zira ben Allah’ın farzlarını yapıp haramlarından kaçmayanların bu sebeple üzerlerine gelecek olan azap ve cezayı sizden uzaklaştırmaya gücüm yetmez. Yine de ben dünyada akrabalığı terk etmem. Onlara ikram ve iyilikte bulunurum. Benim durumum akrabasını düşman tehlikesinden korumak için telaşla “kaçın” “kendinizi kurtarın” ve “Gizlenin” diye bağıran bir baba gibiyim” buyurdular. Sonra şu ayeti okudular: “O gün hiç kimse kimseye yardımcı olamaz. Hüküm ve hâkimiyet sadece Allah’ındır.” (İnfitar, 82:19)
Bundan yola çıkan İslam bilginleri “Kişinin Hâşimî ve Ehl-i Beytten olması Allah’ın emir ve yasaklarına uymadıkça kendisine ahirette fayda vermez” demişlerdir.
Peygamberimiz (sav) Ehl-i Beytini daima ahirete ve dünyadan zühde çağırmıştır. Bu sebeple Hz. Fâtıma’ya altın takmak ve ipek giymekten nehyetmiştir. “Ey Fatıma! Bu ipekliyi giyme. Dünyada ipek giyenler ahirette giyemezler” buyurmuşlardır. Yine bir gün peygamberimiz (sav) Hz. Fâtıma’nın penceresinde resimlerle süslü bir perde görmüş ve bunu çıkarmayınca eve girmeyeceğini söylemiştir. Bunun üzerine Hz. Fâtıma derhal bu perdeyi çıkarmış atmıştır. “Sadelik imandandır” buyuran peygamberimiz (sav) ehl-i beytine daima sade ve basit bir hayat sürmelerini öğütlüyordu.
Hz. Ali (ra) bir altın bilezik almıştı ve onu taktığını gördü. Şöyle buyurdu: “Ey Fâtıma! Kolunda ateşten bir halka olması seni memnun eder mi?” buyurarak bunu çıkarmasını istemiştir. Hz. Fatıma bunu bozdurarak bir köle satın alıp onu azat etti. Bunu duyunca peygamberimiz (sav) gayet memnun oldu ve “Allah’a hamdolsun ki bu Fâtıma’yı ateşten kurtardı” buyurarak Allah’a hamd etmiştir.
Hz. Fâtıma’nın Çocukları:
Hz. Fâtıma’nın Hz. Ali’den 3 kız 3 erkek olmak üzere 6 çocuğu olmuştur. Bunlar Hasan, Hüseyin, Muhassın, Zeynep, Rukiye ve Ümm-ü Gülsüm. Muhassın küçük yaşta vefat etmiştir. Peygamberimizin (sav) nesli Hz. Hasan ve Hüseyin’den (ra) devam etmiştir.
Hz. Fâtıma’nın Ev İdaresi:
Hz. Fâtıma (ra) Hz. Ali’ye hiçbir külfet yüklememiştir. Daima elindeki ile kanaat etmiş ve dünyalık hiçbir şeyden dolayı Hz. Ali’ye kızmamıştır. İhtiyacı olan unu dahi kendi el değirmeni ile öğütürdü. Zayıf ve hasta olduğu bir gün peygamberimizin huzuruna çıkmış ve esirler içinde bir köle istemişti.
Peygamberimiz (sav) “Ey kızım Fatıma! Ben henüz Ashab-ı Suffa’nın ihtiyaçlarını gidermemişken sana nasıl yardımcı olabilirim. Ben size bir şey öğreteyim de o size vereceğim hizmetçiden daha iyi ve daha hayırlıdır. Yatacağınız ve yatağınıza girdiğiniz zaman 33 Sübhanallah, 33 Elhamdülillah, 34 defa Allahü Ekber ve sonuda da ‘Lâ ilahe İllallahü vahdehu la şerîke lehü... ilh’ deyiniz, tavsiyesinde bulunmuş” ve daima ahirete yönlendirmiştir. Hz. Ali (ra) “Bu tavsiye üzerine ben hiçbir gece bunu yapmayı ihmal etmedim” demiştir. Abdurrahman b. Ebi Leyla “Sıffın gecesinde de mi?” diye sormuş Hz. Ali (ra) “Evet, Sıffın gecesinde de..” buyurmuşlardır.
Bir gün Hz. Fatıma açlıktan yüzü sararmış olduğu halde peygamberimizin (sav) huzuruna geldi. Peygamberimiz (sav) onun haline baktı ve durumuna acıdı. Gözleri yaşla doldu ve şöyle dua etti: “Ey açları doyuran Allahım! Muhammedin kızı Fatımayı aç bırakma!” sonra şöyle tavsiyede bulundu: “Kızım, ahiret tadı için dünya acılarına dayan. Zira yüce Allah bana buyurdu ki ‘Sen Rabbin verecek ve sen razı olacaksın’ (Duha, 93:5)Biz ehl-i Beyt ahireti dünyaya tercih etmişiz. Bunun için dünyanın her acısına dayan ve katlan” buyurdular.
Hz. Fatıma der ki “Babamın bu duasından sonra asla açlık hissetmedim.”
**
Peygamberimiz (sav) bir gün Hz. Ali’ye sordu:
- Ya Ali! Allah’ı seviyor musun? - “Evet, ya Resulallah!”
- Peygamberini seviyor musun? -“Evet, Ya Resulallah!”
- Fatıma’yı seviyor musun? -“Evet, Ya Resulallah!”
- Hasan ve Hüseyini seviyor musun? -“Evet, Ya Resulallah!”
- Ya Ali bir kalbe bu kadar sevgiyi nasıl sığdırıyorsun?” diyince Hz. Ali (ra) cevap veremeyip mahcup oldu ve düşünceli bir şekilde evine gitti. Hz. Fâtıma (ra) düşünceli halini görünce sordu:
- Yâ Ali! Seni düşündüren nedir?
Hz. Ali (ra) peygamberimizin (sav) sorusunu anlattı. O zaman Hz. Fâtıma (ra) buyurdu:
- Yâ Ali diyemedin mi ki, bir insanın sağ, sol, ön ve arka olmak üzere nasıl dört yönü varsa kalbin de çeşitli yönleri vardır. Ben Allah’ı aklım ve imanımla severim, Sizi de iman ve ruhumla severim, Fatıma’yı nefsimle, Hasan ve Hüseyi’ni de babalık şefkatimle severim” dedi.
Hz. Ali (ra) bu cevaba çok sevindi ve derhal peygamberimizin (sav) huzuruna çıktı ve cevabını verdi. Bunun üzerine peygamberimiz (sav) tebessüm buyurdular ve “Yâ Ali! Bu cevap senin değil; ancak peygamberlik ağacından devşirilmiş bir meyvedir” buyurdular.
**
Yine bir gün peygamberimiz (sav) sahabelere hitaben “Bir kadın için en şerefli şey nedir?” buyurdular. Sahabeler sustular. Hz. Ali (ra) eve gelince bu soruyu Hz. Fâtıma’ya sordu. Hz. Fâtıma (ra) cevap verdi: “Kadının kendisini fena erkeklerden koruması ve kadınlık şerefi olan namusunu korumasıdır” dedi. Bu cevabı peygamberimize söyleyince peygamberimiz (sav) “Fâtıma benim bir parçamdır” buyurdular.
**
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Ey ehl-i Beyt, Allah sizden kiri gidermek ve tertemiz yapmak istiyor” (Ahzab, 33:33) buyurur. Bu âyette belirtilen “Ehl-i Beyt, Hz. Ali (ra), Hz. Fatıma (ra) , Hz. Hasan (ra) ve Hz. Hüseyin (ra) dır. Gerçek ehl-i beyttirler. İslam bilginleri peygamberimizin (sav) hadislerine dayanarak “Sünnet-i Seniyye’ye ittiba eden herkesin manevi ehl-i beytten olduğunu belirtmişlerdir.
Ehl-i Beyt ve hamse-i Âl-i Âbâ ile ilgi hususlar:
1. Ehl-i Beyte “Sadaka ve zekât kabul etmek haramdır.”
2. Ehl-i Beyti sevmek ibadettir. Yüce Allah buyurdu: “Peygamber risalet vazifesi için sizden bir ücret istemez; ancak Ehl-i Beytini sevmenizi ister” (Şura, 42:23) Bu ayete göre, ehl-i beyte eziyet etmek haramdır ve büyük günahtır.
3. Peygamberimiz (sav) “Beş kişiyi sevmeyen cennete giremez” buyurdular. Yine buyurdular: “Bir kimse beni, bu iki çocuğu (Hasan ve Hüseyin) babasını (Hz. Ali) ve anasını (Hz. Fatıma) severse kıyamet günü benimle beraber bulunacaktır.”
4. Peygamberimiz (sav) bir gün Hz. Ali, Hz. Fâtıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i (ra) abasının altına aldı ve “Ya Rabbi, işte benim Ehl-i Beytim, yakınlarım ve hayırlılarım. Bunlardan senin rızana aykırı olan kötülük, günah, şek ve şüpheleri gider ve onları koru. Her türlü kötü huylardan ve ayıplardan temizle” buyurarak dua etti. Bunun için Zeyd b. Erkam (ra) Hz. Hasan ve Hüseyin’e “Ben size karşı savaşanla savaşır, barışanla da barışırım” demiştir.
5. İslam bilgin ve edipleri şöyle demişlerdir:
Ya Rabbenâ, edrik binâ / Ehle’l abâi’l-fâhirah
Hattâ terâ imdadehüm / Fî dârinâ ve’l-âhireh
Ey Rabbimiz, bize bahşet / Ehl-i abâ hürmetine
İmdadını bize göster / Dünyada da ahirette de...
Lî hamsetün utfî bihâ / Harra’l-vebâi’l-hâtıme;
El-Mustafa ve’l-Murtaza / Vebnâ-hümâ ve’l Fâtıma.
Benim beş değerli varlığım var; ateşleri söndürecek,
El- Mustafa ve’l- Murtaza; çocukları ve Fâtıma...
6. Peygamberimiz (sav) “Çocuklarınızı üç şeyle terbiye ediniz; Kur’ân okutmak, peygamber sevgisi ve ehl-i beyt sevgisi...” buyurmuşlardır.
7. Peygamberimizi (sav) öven bir şiir:
Sıddıkına her demde “fe’tü” şâhid-i bürhân olur.
Her zamanda ehl-i irfân kendine hayrân olur.
Vehmine mağlup olanlar kadrini bilmese de..
Zümre-i Basîret, kendine kurbân olur.
Rûz-i Şeb Kurâna hizmet eyle âkılsen Rıza,
Belki nezd-i Lem-yezel’de mucib-i gufrân olur.
8. Peygamberimiz (sav) buyurdular: “Zamanının en hayırlısı Hz. Meryem, bu ümmetin en hayırlı kadını ise Fâtıma’dır.”
9. Hz. Fâtıma’nın (ra) Şiirleri:
İnnâ fekadnâke fekada’l-Arzı vâbelehâ
Ve ğâbe müz ğubte annâ’l vahyü ve’l kütübü
Feleyte kableke kâne’l-mevtü sâdefenâ
Lemmâ neîte ve hâlet dûneke’l-küsübü
**
Yağmurdan mahrum kalan toprak gibi biz de seni kaybettik,
Seni kaybedince biz vahyi de Kur’ânı da kaybettik,
Keşke, senden önce ölüm bize uğramış olsaydı da,
Senin ölüm haberin geldiğinde toprakta olsaydık...
10. Hz. Ali (ra) Hz. Fâtıma için okuduğu şiiri:
Habîbün leyse ya’diluhu habîbün,
Ve mâ’s-sıvâhu fî kalbî nasîbun.
Habîbî ğâbe an aynî ve cismî
Ve an kalbî habîbî lâ yağîbu...
Sevdiğim, sana layık hiç sevgili yok,
Senden başkasını kalbim sevemez,
Sevdiğim gözden ve benden uzaktır,
Lâkin kalbimden asla uzak değildir. Etiketler: Hz. Fatıma Ehl-i Beyt Al-i Aba Fâtıma Hz. Ali Hz. Hasan Hz. Hüseyin Peygamberimiz
|