Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Vaazlar arrow NAMAZIN ŞARTLARI ve RÜKÜNLERİ
Advertisement
NAMAZIN ŞARTLARI ve RÜKÜNLERİ PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 01 Kasım 2008

ŞAFİİ MEZHEBİNE GÖRE
NAMAZIN ŞARTLARI ve RÜKÜNLERİ

M. Ali KAYA

Bediüzzaman hazretleri “Kâinatta en yüksek hakikat imandır; imandan sonra namaz gelir” buyurmuşlardır.  Namaz ibadeti kadar Allah’a insanı yaklaştıran bir ibadet yoktur. Namaz akıl baliğ her mü’mine farzdır. Namaz kılmamanın hiçbir mazereti de yoktur. Yüce Allah namaz kılan mü’min kulunun mübah olan bütün amellerini sünnete uyma ve iyi niyet sahibi olma şartı ile ibadet olarak kabul eder. Ahirette de namaz kılan kullarının diğer günahlarını affederek cennete alma sözünü vermiştir. Namaz kılmayan için böyle bir sözü yoktur.
 
A- NAMAZIN ŞARTLARI
Namaza başlamadan önce namaz için gereken şeylere namazın şartları denir.
Namaz kılmanın dokuz şartı vardır. Bunlar: İslam, Akıl, Temyiz, Hadesten Taharet, Necasetten Taharet, Setr-i Avret, İstikbâl-i Kıble, Vakit ve Niyet.

Birinci Şart: İslam, yani Müslüman olmaktır.
İslam’ın zıddı küfürdür. Kâfirin bütün amelleri merduttur, red edilmiştir ve kabul edilmez. Buna münafıklar da dâhildir. Zira münafığın imanı dilindedir. Mü’minin imanı ise kalbindedir. Yüce Allah kalben inanmayanın ve imanı kalbine yerleştirmeyenin amelini kabul etmez. Nitekim Kur’ân-ı Kerimde buyurdular: “Müşriklerin vicdanları ve kalpleri küfre şahitlik ederken Allah’ın mescitlerini imar etmeleri kabil değildir. Onların hayır namına yaptıkları boşa gitmiştir ve onlar ebediyen cehennemliktirler” (Tövbe, 9:17) buyrulmuştur.   Ayrıca “Biz onların amellerini dikkate alır ve sonra da geçersiz kılarız” (Furkan, 25:23) buyrulur. Bu ve benzer ayetlerden anlıyoruz ki yüce Allah kâfirlerin yaptıkları amelleri kabul etmemektedir.
 
İkinci Şart: Akıllı olmaktır.
Aklın zıddı cünun, yani deliliktir. Mecnundan kalem kaldırılmıştır. Dinin muhatabı ve ibadeti yapabilecek olan akıllı insandır. Peygamberimiz (sav) “aklı olmayanın dini yoktur” buyurmuşlardır. Yine şöyle buyurmuştur. “Uyanana kadar uyuyandan, aklı başına gelene kadar mecnundan, buluğa erene kadar çocuktan kalem kaldırılmıştır.”
 
Üçüncü Şart: Temyizdir.
Temyiz, çocukluktan kurtulmak ve ergenliğe adım atmak demektir. Temyizin zıddı çocukluktur. Temyiz çağı yedi yaş olarak kabul edilmiştir. Peygamberimiz (sav) “Yedi yaşına gelince çocuğunuza namazı emredin; on yaşına geldiği halde namaz kılmakta gevşeklik gösterirse onu hafifçe dövün ve on yaşından sonra çocukların yataklarını ayırın” buyurmuştur. Buluğ çağı ise çocuğun ihtilam olması ile başlar. Bundan sonra namaz kılmak üzerine farz olur. Buluğdan önce farz olarak değil, nafile olarak kılınır ve namaza alıştırılır. Buluğdan önce vefat eden çocuklar cennette çocuk olarak kalırken, namaz kılanlar büyükler gibi cennetin nimetlerinden istifade eder.

Dördüncü Şart: Hadesten Taharettir.
Hadesten taharet abdest almak demektir. Bunun şartı ise abdestin bozulmasıdır.  Abdest ikidir. Birincisi boy abdesti, ikincisi ise namaz abdestidir. Bunların özel şartları vardır.

Beşinci Şart: Necasetten taharettir.
Necasetten taharet üç şeyin temiz olması demektir. Bedenin temiz olması, elbisenin temiz olması, namaz kılacak yerin temiz olmasıdır. Yüce Allah buyurdu: “Elbiseni temizle.” (Müddessir, 74:4)

Altıncı Şart: Setr-i Avret.

Setr-i Avret, Allah’ın başkaları tarafından görülmesini yasakladığı uzuvlarını elbise ile örtmektir.  Gücü yettiği halde kadınların başı açık ve avreti açılmış şekilde kıldıkları namaz makbul olmaz. Erkeğin avreti diz kapağı ile göbeği arası, kadının ise el, yüz ve ayak hariç her tarafı avret sayılır. Namazda avret sayılan bir uzvu açılırsa namazı bozulur. Yüce Allah buyurdu: “Ey Âdemoğlu! Her mescide çıkışında güzel elbiselerinizi giyin” (A’raf, 7:31) buyurur.

Yedinci Şart: Vaktin girmiş olmasıdır.
Yüce Allah buyurdu: “Muhakkak ki namaz belli vakitlerde size farz kılınmıştır.” (Nisa, 4:103) Namaz vakitlerini Cebrail (as) peygamberimize (sav) vaktin evvelinde ve sonunda namaz kılarak göstermiştir.  Bu iki vakit içinde kılınan namaz vaktinde kılınmış demektir.
 
Sekizinci Şart: İstikbâl-i Kıbledir.
İstikbâl-i kıble, kabeye yönelmek demektir. Yüce Allah buyurdu: “Yüzünü mescid-i Harama çevir.” (Bakara, 2:144) Dünya yuvarlak olduğu ve Kabe de arştan ferşe bir amud-u nurani olduğu için rüku ve secdede göğsümüz kıbleden dönmüş olmaz.

Dokuzuncu Şart: Niyet etmektir.
Niyet kalbin ameldir. Dil ile söylenmesi ise sünnettir. Peygamberimiz (sav) buyurdular: “Ameller niyetlere göredir. Her amelin bir niyeti vardır.”

B- NAMAZIN RÜKÜNLERİ
Namazın içindeki farzlara ise “Namazın Rükünleri” denir.
Namazın rükünleri on dörttür. Bunlar: Kıyam, İhram tekbiri, Fatihayı okumak, Rükû, Rükûdan kalkmak, yedi aza üzerinde secde etmek, secdede itminan, iki secde arasında oturmak, bütün rükünlerde itminan, tertip, son teşehhütte oturmak, teşehhütte peygambere salâvat getirmek ve iki tarafa selam vermek…
 
Birinci Rükün: Gücü Yettikçe Kıyamda durmaktır.
Yüce Allah buyurdu: “Namazlara, özellikle orta namazı olan ikindi namazına devam edin ve Allah için kıyama kalkın.” (Bakara, 2:238)
 
İkinci Rükün: İhram Tekbirini almaktır.
Bu husus (sav) “Namaza başlamak, ihram tekbiriyle, namazdan çıkmak ise selam iledir” hadisi ile sabittir. Sonra “Sübhaneke Allahümme ve bihamdike ve tebarekesmüke ve teâlâ ceddüke ve lâ ilâhe ğayrüke” iftitah duasını okumak sünnettir.

Üçüncü Rükün: Her Rekâtta Fatihayı Okumaktır.
Peygamberimiz (sav) “Fatihasız namaz olmaz” buyurmuşlardır. Fatiha’dan önce Euzü çekmek sünnettir. Eûzu ile dinini, nefsini ve malını Allah’ın korumasına havale etmiş olursun. Besmele ise zaten fatihanın ilk ayetidir. Bu sebeple Fatiha ile okumak farzdır.

Dördüncü, Beşinci ve Altıncı Rükün: Rükûa gitmek, rükûdan kalkmak ve iki secde yapmaktır.
Yüce Alla buyurdu: “Ey iman edenler! Rükû ve Secde yapınız.” (Hac, 22:77) Peygamberimiz (sav) buyurdular: “Yedi aza üzerine secde ediniz.” Böylece yedi aza üzerinde secde etmek farzdır.
 
Yedinci ve Sekizinci Rükünler: Her fiilde itminan üzere olmak ve tertibe riayet etmektir.
Bu konuda delil peygamberimizin (sav) şu hadisidir. Peygamberimiz (sav) bir gün sahabeleri ile mescitte otururken bir bedevi geldi ve namaz kıldı. Namazda acele ettiği için rükünlerde tam itminana riayet etmedi. Peygamberimiz (sav) “Kalk namazını yeniden kıl. Çünkü sen namaz kılmadın” buyurdular. Sonra ona nasıl namaz kılacağını öğrettiler ve “Her rükünde itminan üzere olmalısın” buyurdular.  Bu hadis “Tadil-i Erkan”ın farz olduğunu göstermektedir.

Dokuzuncu Rükün: Son Teşehhüde Oturmaktır.

Onuncu Rükün: Tahiyyatı okumaktır.

On Birinci Rükün: Teşehhüdden Sonra Peygambere Salâvat Getirmektir.

Namazın erkânlarından birisini terk etmek namazı bozar. Vaciplerden birini terk etmek namazı bozar, vaciplerden birisini sehven terk etmek sehiv secdesini gerektirir.

 


Etiketler:  Namaz Namazın Şartarı Namazın Rükünleri Şafii Mezhebi setr-i Avret Fatiha
 
< Önceki   Sonraki >

Asırların Rehberleri: Mücedditler

Hz. İsa ve Günümüz İsevileri

CİHAD

Din, Akıl ve İslam

CUMHURİYETİN MANEVİ TEMELLERİ